ABD-KİK bildirisinde Lübnan ve Gazze'ye silahsızlanma dayatması

img
ABD-KİK bildirisinde Lübnan ve Gazze'ye silahsızlanma dayatması YDH

Washington ve Körfez ülkeleri, Lübnan ile Gazze'de silahlı direnişin tasfiyesini savunurken, Hürmüz Boğazı, Suriye ve Irak'a ilişkin ortak siyasi mesajlar da verdi.




YDH- ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Dönem Başkanı olan Bahreyn Dışişleri bakanının eş başkanlığında Manama'da düzenlenen toplantının ardından ortak bildiri yayımlandı.

Bildiride Hürmüz Boğazı'nın yanı sıra Lübnan, Gazze, Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgesel gelişmeler ele alındı.

Lübnan konusunda bakanlar, ülkenin "egemenliği, güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğüne tam bağlılıklarını" yineledi.

Bildiride, ABD'nin arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan arasında yürütülen görüşmeler memnuniyetle karşılanırken, bu sürecin iki ülke arasında "kalıcı barış ve güvenlik anlaşmasına zemin hazırlamayı" amaçladığı belirtildi.

Bakanlar, müzakere sürecinin "diğer çatışmaların sonuçlarına bağlı olmadığını" ifade ederek, Lübnan'da güvenliğin yeniden tesis edilmesi, devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve kalıcı sınırların belirlenmesine yönelik "pratik bir yaklaşımın geliştirilmesini" memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi.

Açıklamada ayrıca, "devlet dışı silahlı grupların" silahsızlandırılması çağrısı yapılarak, "Lübnan devleti dışında askeri kapasiteye sahip gruplar varlığını sürdürdüğü sürece tam egemenliğin sağlanamayacağı" savunuldu.

Bildiride, "bu grupların tamamen silahsızlandırılması ve güç kullanma tekelinin Lübnan devletine devredilmesi" çağrısı yapılırken, Lübnan ordusuna destek verilmesinin önemine de vurgu yapıldı.

Gazze'de geri dönüş hakkı vurgusu

Gazze konusunda bakanlar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararıyla onaylanan "Gazze Çatışmasını Sona Erdirmeye Yönelik Kapsamlı Planı"na desteklerini yineledi.

Bildiride Rubio'nun, KİK ülkelerinin "Barış Kurulu"na katılımını memnuniyetle karşıladığı ve Gazze'nin istikrara kavuşturulması, toparlanması ve yeniden inşasına yönelik taahhütleri dolayısıyla üyelere teşekkür ettiği belirtildi.

Bakanlar ayrıca, yeniden inşa sürecinin önünü açmak amacıyla "tüm devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılması" çağrısında bulunurken, yönetimin "bağımsız, teknokrat bir Filistinli sivil komiteye" devredilmesi gerektiğini ifade etti.

Bildiride ayrıca, Trump'ın Batı Şeria'nın ilhakına karşı çıkan açıklamasına atıfta bulunularak, Gazze'nin yeniden imarı ve Filistin Yönetimi'nde yapılacak reformların "Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkı ve devletleşmesi için güvenilir bir yol" oluşturacağı savunuldu.

Açıklamada, "Hiç kimse Gazze'yi terk etmeye zorlanmayacak, ayrılmak isteyenler ise geri dönme özgürlüğüne sahip olacak." ifadelerine de yer verildi.

Suriye ve Irak da gündemdeydi

Bakanlar ayrıca Suriye'nin egemenliği, birliği ve toprak bütünlüğüne desteklerini yineleyerek, terörle mücadele, temel hizmetlerin yeniden sağlanması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve mülteciler ile ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin gönüllü dönüşünün sağlanması konularında HTŞ rejimiyle çalışmayı sürdüreceklerini belirtti.

Irak konusunda ise bildiride, KİK ülkelerine yönelik "İran destekli vekil grupların" saldırıları kınanırken, Bağdat yönetiminin silahların yalnızca devletin kontrolünde toplanmasına yönelik çabalarına destek verildi.

Bildiride ayrıca, Kuveyt'in egemenliği, toprak bütünlüğü ve karasularına saygı yinelenirken, Irak'a ikili ve uluslararası yükümlülüklerine bağlı kalma çağrısı yapıldı.

Ortak bildiri, Rubio'nun Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt'i de kapsayan Körfez turunun sonunda yayımlandı.



Makaleler

Güncel