ABD'nin himayesinde Lübnan ile İsrail arasında varıldığı açıklanan "çerçeve anlaşması", Beyrut'ta kitlesel protestolara yol açtı.
YDH- Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta, ABD'nin himayesinde İsrail ile varıldığı açıklanan "çerçeve anlaşmasına" tepki olarak cuma gecesi geniş çaplı protestolar düzenlendi ve çok sayıda ana yol trafiğe kapatıldı.
Göstericiler, Ramlet el-Beyda ve Beyrut'taki hükümet binaları çevresi başta olmak üzere kentin çeşitli bölgelerinde toplandı. Protestocular, anlaşmaya tepki göstererek İsrail ile doğrudan müzakerelere geçilmesini kınadı.
Salim Selam bölgesinde ana yolları kapatan göstericiler, Güney Lübnan'a ilişkin hükümet politikasına yönelik öfkenin büyümesi üzerine lastikler ateşe verdi. Benzer protestoların Meşarife bölgesi ile Beyrut'un güney banliyölerinin farklı noktalarında da düzenlendiği bildirildi.
Çeşitli bölgelerde oturma eylemleri de gerçekleştiren protestocular, çerçeve anlaşmasının iptal edilmesini talep ederek İsrail ile herhangi bir diplomatik angajmana karşı uyarıda bulundu.
Öte yandan Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Aun, anlaşmaya ilişkin ilk değerlendirmesinde, bugün imzalanan çerçeve anlaşmasının, "Lübnan halkının fedakârlıkları üzerine inşa edilen ve onların tamamen kurtarılmış topraklara dönüşünü sağlayacak bir sürecin başlangıcı" olduğunu öne sürdü.
Aun, ABD yönetimine "müzakerelere ev sahipliği yapması, sürece sponsor olması ve Lübnan'ın tutumunu desteklemesi" nedeniyle teşekkür ederek, "Uğruna yemin ettiğimiz hedefleri tamamen gerçekleştirinceye kadar çalışmayı sürdüreceğimize yemin ediyoruz." dedi.
Protestolar, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Lübnan ile İsrail arasında bir "çerçeve anlaşmasına" varıldığını açıklamasının ardından başladı. Rubio, anlaşmayı "zorlu bir yolculuğun ilk adımı" olarak nitelendirdi.
İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter ise söz konusu çerçeve kapsamında "İran dışarıda, Hizbullah dışarıda ve İsrail ile Lübnan arasında barışın yolu açık." iddiasında bulundu.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da anlaşmayı İsrail açısından önemli bir başarı olarak nitelendirerek, bunun İran'a vurulmuş bir darbe olduğunu ve Tahran'ın İsrail'i Güney Lübnan'dan güç kullanarak çekilmeye zorlamaya çalıştığını ileri sürdü.
Netanyahu ayrıca İsrail'in, işgal altındaki güvenlik kuşağına Lübnanlıların veya Hizbullah'ın geri dönmesine izin vermeyeceğini belirterek, "Hizbullah silahsızlandırılıncaya kadar" İsrail ordusunun işgal ettiği Güney Lübnan bölgelerinde kalmayı sürdüreceğini açıkladı.