Şeyh Naim Kasım: O zillet belgesi hükümsüzdür; direniş savaş meydanında kalacak

img
Şeyh Naim Kasım: O zillet belgesi hükümsüzdür; direniş savaş meydanında kalacak YDH

Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Lübnan-İsrail çerçeve anlaşmasını "hükümsüz bir zillet belgesi" olarak nitelendirerek sahada varlık göstermeye devam edeceklerini açıkladı.




YDH- Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Lübnan hükümeti ile İsrail arasında imzalanan çerçeve anlaşmasını sert bir dille reddederek, metnin "hükümsüz" olduğunu ilan etti.

Lübnan yönetimini İsrail'in çıkarlarına hizmet etmekle suçlayan Şeyh Naim Kasım, direnişin sahadaki varlığını korumaya kararlı olduklarını vurguladı.

Şeyh Kasım, şu soruları yöneltti:

"Lübnan yönetiminin, halkına karşı sorumluluğu ve Lübnan'ın egemenliğini koruma konusundaki emaneti nerede? Amerikalı vasi onlara ateşkes sağlamadı; nisan 2026'da Amerika ile İran arasında Pakistan'daki görüşmelerden ateşkes geldiğinde bunu reddettiler. Bu durum, İsrail düşmanının başkent Beyrut'tan başlayarak Lübnan genelinde yüzlerce hava saldırısıyla yüzlerce kişiyi öldürüp yaraladığı, insanları dehşete düşürdüğü ve yıkıma yol açtığı 'Kara Çarşamba' suçunu işlemesine neden oldu."

Şeyh Naim Kasım sözlerine şöyle devam etti:

"Yönetime, doğrudan müzakerelerin İsrail'e verilen karşılıksız tavizlerden ibaret olduğunu söyledik. Çünkü bunlar, saldırganlığın taleplerine ve İsrail-Amerika diktelerine tamamen boyun eğmeyi dayatan toplantılardır. Siz bu görüşmelere, Lübnan halkının yarısından fazlasıyla husumet ve anlaşmazlık içinde, anayasaya ve yasalara aykırı olarak gidiyorsunuz. Elinizde karşı koyabileceğiniz hiçbir güç kartı yok çünkü hükümetin 2 Mart'taki uğursuz kararıyla, İsrail projesine hizmet etmek adına, savaşın tam ortasında ve daha ilk anından itibaren direnişin ve halkın gücünden gönüllü olarak vazgeçtiniz."

"Yönetim direnişi sırtından hançerledi"

Lübnan yönetiminin egemenliği koruma sorumluluğunu yerine getirmediğini savunan Şeyh Naim Kasım, doğrudan müzakerelerin "İsrail’e verilen karşılıksız tavizlerden ibaret olduğunu" belirtti.

Hükümetin 2 Mart’ta aldığı kararın direnişi "sırtından hançerlemek" anlamına geldiğini ifade eden Şeyh Naim Kasım, "Egemenliği İsrail düşmanına terk etmek ne büyük bir suçtur?" ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun Lübnan ordusunun sadece iki pilot bölgeye konuşlanmasına izin vermesini "dehşet verici bir çöküş" olarak niteleyen Genel Sekreter, düşmanın ordunun sahaya konuşlanmasını ve silahsızlandırma adımlarını bizzat denetlemesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

"İlhak riski ve acziyet anlaşması"

Anlaşmanın işgali uzun yıllara yaydığını ve toprağın Siyonist varlığa ilhakına kadar gidebileceğini ileri süren Şeyh Naim Kasım, "Bu, Lübnanlıların evlerine dönmelerini engelleyen bir acziyet anlaşmasıdır" dedi.

İsrail’in çekilmesini direnişin silahsızlandırılması şartına bağlamasının tüm kırmızı çizgileri aşan tehlikeli bir taviz olduğunu belirten Şeyh Naim Kasım, bu durumun Lübnan’ı "İsrail düşmanının elinde bir oyuncağa dönüştürdüğünü" savundu.

Washington'da imzalanan çerçeve metnini "tam bir zillet ve utanç" olarak tanımlayan Şeyh Naim Kasım, anlaşmanın hükümsüz olduğunu savunarak yerine İran-ABD mutabakat zaptındaki maddelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu:

''Bu, İran’ın direnişi ve onurundan Lübnan’a, halkına ve direnişine verilmiş bir şeref, haysiyet ve güç hediyesidir.''

Şeyh Naim Kasım, "Mutabakat muhtırasının 'Lübnan'ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini' garanti ettiğini, egemenliğin de altmış gün içinde üzerinde anlaşmaya varılacak tam İsrail çekilmesiyle gerçekleşeceğini" işaret ederek şunları ekledi:

 "Bu, Lübnan'ın elinde olan ve hayalini bile kuramayacağı bir güç kartıydı. Ancak yönetim, 'çerçeve anlaşmasında' mutabakat muhtırasındaki güç kartlarından, direnişin gücünden, direnişinden ve bu yüce Lübnan halkının fedakârlıklarından vazgeçerek, istediği her şeyi İsrail'e bedavaya veriyor."

"Sahada varlığımızı koruyacağız"

İsrail’in mutabakat zaptının ilk maddesine bağlı kalarak Lübnan’dan çekilmesi için gerekli tüm araçları kullanacaklarını belirten Şeyh Kasım, Lübnan yönetimine "felakete sürükleyen hatalardan dönme" çağrısı yaptı.

Şeyh Naim Kasım, Lübnan yönetimine şöyle seslendi:

"Lübnan'ı mahveden hatalarınızdan dönmenizin vakti geldi. Bu, işlediğiniz günahlardan sonra hanenize yazılabilecek bir erdemdir. Biz; Lübnan'ın egemenliği, topraklarının özgürleştirilmesi, İsrailli işgalcinin kovulması, esirlerin geri alınması, bölge sakinlerinin evlerine dönmesi, yeniden imar, ülkenin inşası ve ulusal güvenlik stratejisi üzerinde uzlaşı için işbirliği yapmaya ve birlikte hareket etmeye hazırız."

Ateşkesin direnişçilerin, ailelerinin ve halkın ödediği ağır bedeller sayesinde gerçekleştiğini hatırlatan Şeyh Naim Kasım, "Şehitlerin, yaralıların, esirlerin emanetine sahip çıkacak; işgali püskürtmek için direniş olarak sahada varlığımızı korumaya devam edeceğiz" dedi.

Şeyh Naim Kasım, sözlerini "En zor şartlarda dahi alanı terk etmedik ve etmeyeceğiz; kurtuluş da hayır da ancak bundadır" diyerek sonlandırdı.

İlgili Haberler


Makaleler

Güncel