İsrail Başbakanı Netanyahu, Lübnan ile imzalanan çerçeve anlaşmasını İran'a karşı diplomatik bir zafer olarak sunarken, İsrail ordusunun Güney Lübnan'daki güvenlik bölgelerinde kalmaya ve askeri hareket özgürlüğünü sürdürmeye kararlı olduğunu açıkladı.
YDH- İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Washington’da imzalanan Lübnan-İsrail çerçeve anlaşmasının ardından İsrailli basın mensuplarına yönelik bir toplantı düzenledi.
Anlaşmayı "tarihi bir başarı" ve İran ile Hizbullah’a vurulmuş "büyük bir darbe" olarak nitelendiren Netanyahu, İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki askeri hareket özgürlüğünü ve "güvenlik bölgesi"ndeki varlığını korumaya devam edeceğini vurguladı.
Netanyahu, Lübnan hükümetinin "önünde hâlâ kat etmesi gereken uzun bir yol bulunduğunu" öne sürerken, imzalanan anlaşmayı "çok cesur bir adım" olarak nitelendirdi.
"On yıllardır ilk kez İran'a buradan defolmasını söylüyorlar. İsrail ile barış yapıyoruz ve İsrail ile barışa ulaşmak istiyoruz." ifadelerini kullanan Netanyahu, "Hizbullah artık eski Hizbullah değil, İran da eski İran değil. Bunu sahada pratik olarak değerlendireceğiz." dedi.
Netanyahu ayrıca, Lübnan hükümetinde ve "içinde cihatçı unsurların bulunduğunu" iddia ettiği Lübnan ordusunda değişiklikler yaşanacağını savundu.
Netanyahu sözlerine şöyle devam etti:
"Son 24 saatte İran ve Hizbullah bize yeni bir denklem dayatmaya çalıştılar ve bu denklem benim görüşüme göre tahammül edilemez ve kabul edilemez. Lübnan ve İran topraklarından İsrail'e ateş açtıklarını ve bizim harekete geçmeyeceğimizi düşündüler. Bu olmadı ve olmayacak. Benim dönemimde asla."
Netanyahu, Lübnan ile varılan mutabakatın İsrail’in güvenlik çıkarlarını garanti altına aldığını belirterek, "Hizbullah silahsızlandırılana kadar güvenlik bölgemizdeki varlığımızı sürdüreceğiz. İsrail ordusu, herhangi bir tehdide karşı bölgedeki operasyonel hareket özgürlüğünü muhafaza edecek" dedi.
Ayrıca Netanyahu yaptığı açıklamada, ''ABD ve Lübnan, İsrail'in bir tehdit olduğu sürece güvenlik bölgesini elinde tutma hakkını tanıdı - bu büyük bir başarı.'' dedi.
İran'ın bölgedeki yayılmacı stratejisini kırmaya odaklandıklarını belirten Netanyahu, "Lübnan hükümeti ile varılan bu anlaşma, İran'a ve Hizbullah'a şu mesajı veriyor: Lübnan artık sizin oyun alanınız değil. Burada ne sizin ne de herhangi bir terör örgütünün rolü kalmıştır" değerlendirmesinde bulundu.

Netanyahu, sürecin "pilot bölgeler" üzerinden yürütüleceğini belirterek; Litani Nehri'nin güneyinde ve kuzeyinde belirlenen iki kritik noktada Lübnan ordusunun yetkilerinin kademeli olarak artırılacağını, ancak İsrail'in denetim mekanizmalarının aktif kalacağını belirtti.
İsrail Savaş Bakanı Israel Katz da bu duruşu destekleyerek, "Lübnan'dan çekilmiyoruz; Beaufort dahil olmak üzere güvenlik bölgesindeki kontrolümüz tamdır" ifadesini kullandı."
Lübnan ile yaşanan diplomatik süreçlerin yanı sıra iç siyasete de değinen Netanyahu, yaklaşan seçimlere ve ülke gündemindeki reformlara dair mesajlar verdi.
"Artık siyasi boykotlara son verme zamanı gelmiştir" diyen Netanyahu, yasal düzenlemeler ve askerlik hizmeti gibi toplumsal mutabakat gerektiren konularda uzlaşı sağlamak amacıyla "geniş bir ulusal hükümet" kurmayı hedeflediğini açıkladı.
Netanyahu, İsrail'in güvenlik bağımsızlığı, serbest ekonomi ve bireysel haklara dayalı ilkeler etrafında geniş bir fikir birliği oluşturulmasının mümkün ve gerekli olduğunu vurguladı.
Walla'ya göre, İsrail ve Lübnan arasında varılan çerçeve anlaşması, önceki müzakere turlarında mutabık kalınan "pilot uygulama" modelini de kapsıyor.
Bu stratejik plan doğrultusunda İsrail ordusu, Lübnan ordusunun kontrolü devralma kapasitesini test etmek ve Hizbullah’ın bölgedeki erişimini kısıtlamak amacıyla Güney Lübnan’daki belirli bölgelerden çekilecek.
Sky News Arabia’ya bilgi veren kaynaklar, işgal ordusunun çekileceği ilk pilot bölgenin Mavi Hat’ın dışında, Litani Nehri’nin güneyinde ve Saluki’nin batısında konumlandığını belirtti.
İkinci pilot bölgenin ise yine Mavi Hat’ın dışında, Litani Nehri’nin kuzey kesiminde yer aldığı ifade edildi. Bu uygulama ile Lübnan ordusunun bölgedeki varlığını pekiştirmesi ve güvenlik boşluklarını doldurması hedefleniyor.
İsrail kamu yayıncısı Kan'ın siyasi muhabiri Gili Cohen, ''İsrail ile Lübnan arasındaki anlaşma, ayrıntıları henüz kamuoyuna açıklanmamış olan gizli bir güvenlik eki içermektedir.'' dedi.