İngiliz The Guardian gazetesinin ulaştığı sızdırılan dört sayfalık bir karar taslağı, ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze Şeridi'ni yönetmek üzere kurulacağı açıklanan "Barış Kurulu" üyelerine ve uluslararası askeri güçlere geniş hukuki muafiyetler tanınmasını öngörüyor.
YDH - İngiliz The Guardian gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ni yönetmesi amacıyla kurulacağını duyurduğu "Barış Kurulu" adlı yapının üzerinde çalıştığı dört sayfalık bir karar taslağını yayımladı.
Gazeteye sızan ve "hassas" olarak sınıflandırılan belge, konsey üyelerine, bölgede konuşlandırılacak uluslararası askeri güçlere ve bunlara bağlı çalışan özel yüklenicilere Gazze Şeridi içinde kapsamlı bir yasal dokunulmazlık sağlanmasının planlandığını ortaya koydu.
Bu planla birlikte ilgili personelin gözaltına alınmasının, tutuklanmasının ve yerel düzeyde kovuşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Taslak metinde yer alan düzenlemelere göre, icra kurulu üyeleri, Yüksek Temsilci Ofisi personeli ve bölgenin yeniden inşası sürecinde görev alacak askeri güçler, Gazze yerel mahkemelerinde yargılanmaktan tamamen muaf tutulacak.
Belge ayrıca, kurulun başkanı Donald Trump'a herhangi bir personelin dokunulmazlığını kaldırma konusunda tek yetkili mercii olma gücü veriyor. Bu yetkinin kullanılabilmesi için ise yedi üyeli icra kurulunun oy çokluğunun onayı gerekiyor.
Uzmanlar, bu durumun hukuki karar alma mekanizmasını tamamen kurulun üst yönetimine bağımlı hale getirdiğine işaret ediyor.
Kurulun yönetim kadrosunda Donald Trump'ın yakın çalışma ekibinden Jared Kushner, Steve Witkoff, Susie Wiles ve Marco Rubio gibi isimlerin yer alması dikkat çekiyor.
Siyasi analistler, bu kadronun savaş sonrasındaki dönemde Gazze'nin siyasi ve güvenlik mekanizmalarını doğrudan kontrol altında tutma arayışını yansıttığını savunuyor.
Taslakta öngörülen ayrıcalıklar sadece hukuki muafiyetlerle sınırlı kalmıyor. Belgeye göre konsey ve ona bağlı askeri unsurlar, Gazze Şeridi'ndeki kamu binalarını ve altyapı tesislerini herhangi bir ücret ödemeksizin kullanma hakkına sahip olacak.
Hukukçular, bu maddelerin Gazze'de denetleyici bir yasal çerçevenin bulunmamasından ötürü, mülk sahiplerinin rızası alınmadan ya da onlara herhangi bir tazminat ödenmeden kamu mülklerine veya özel mülklere el konulmasının önünü açabileceği uyarısında bulunuyor.
Sahadaki son gelişmelere yakın kaynaklar, kurulun Yüksek Temsilcisi olarak belirlenen Bulgar diplomat Nikolay Mladenov'un Mısır'ın başkenti Kahire'de temaslarda bulunduğunu aktardı.
Mladenov'un konsey tarafından seçilen Filistinli temsilcilerle bir araya gelerek Gazze'deki idari ve lojistik hazırlıkları tamamlamaya çalıştığı, ancak söz konusu muafiyet ve dokunulmazlık taslağının henüz Filistin tarafına resmi olarak sunulmadığı ifade edildi.
Taslak metin, dış denetim mekanizmalarını devre dışı bırakan ve uluslararası hukukun genel normlarından uzaklaşan bağımsız bir yasal düzen inşa etmeyi hedefliyor.
Bu girişim, uluslararası hukuk çevrelerinde geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Hukukçu Emily Schaeffer Omer-Man, sızan belgeyi açık bir "hesap verebilirlikten kaçma çabası" olarak değerlendirdi.
Ömer-Man, yeniden inşa çalışmaları sırasında sivilleri etkileyecek olası hak ihlalleri veya kazalar yaşanması durumunda bu durumun çok ciddi riskler yaratacağını dile getirdi.
Projeye dahil olan yüklenicilerden edinilen bilgilere göre, kurulun planları arasında Gazze Şeridi içindeki stratejik noktalarda uluslararası güçler için askeri üsler ve lojistik merkezler kurulması da yer alıyor.
Söz konusu taslak karar, uluslararası anlaşmaları ve diplomatik teamülleri aşarak Gazze'de yeni bir idari ve hukuki statüko oluşturma eğilimini ortaya koyuyor.
Uygulamanın yürürlüğe girmesi için herhangi bir ikili anlaşmaya ihtiyaç duyulmaması ve sadece Yüksek Temsilci'nin imzasının yeterli görülmesi, konunun meşruiyeti ve uluslararası toplum ile Filistinli aktörler tarafından kabul edilebilirliği yönündeki soru işaretlerini artırıyor.