İsrail: İran bizim için varoluşsal, ABD için bölgesel tehdit

img
İsrail: İran bizim için varoluşsal, ABD için bölgesel tehdit YDH

İsrailli yetkili Amir Baram, İran konusunda Tel Aviv ile Washington'un tehdit algısının değil, önceliklerinin farklı olduğunu belirtti.




YDH- İsrail Savunma Bakanlığı Genel Müdürü emekli Tümgeneral Amir Baram, İsrail'in İran tehdidini ABD'ye kıyasla “daha büyük bir tehdit” olarak gördüğünü belirterek, bu nedenle iki ülkenin önceliklerinin ve politikalarının farklılaştığını söyledi.

Jerusalem Post'un aktardığına göre Baram, "Aramızdaki fark, tehdidi nasıl değerlendirdiğimiz değil, önceliklerimizdir. Bizim için İran varoluşsal bir tehdittir. ABD için ise kronik bir bölgesel sorun niteliğindedir. Washington'un temel önceliği Çin ve Hint-Pasifik'tir. Biz Tahran'ı düşünüyoruz, onlar Tayvan'ı düşünüyor." dedi.

"Washington'un önceliği farklı"

Baram, İsrail'de ABD'nin İran politikasını zayıflık olarak gören değerlendirmelere de değinerek, Washington'un yaklaşımının “küresel öncelikler” çerçevesinde şekillendiğini savundu.

"İsrail'de bazı kesimlerin zayıflık veya hata olarak gördüğü şey, Washington'da değişen küresel öncelikler döneminde soğukkanlı bir risk yönetimi olarak değerlendiriliyor." ifadelerini kullandı.

Pentagon'un kaygıları

Baram, Pentagon'dan İsrail ve İran konusunda gelen eleştirilerin nedenine ilişkin değerlendirmesinde ise ABD'nin askeri kaynaklarının farklı cephelere dağıldığını söyledi.

ABD mühimmatının mevcut savaşlar ile Tayvan Boğazı'nda olası bir çatışmaya hazırlık arasında paylaştırıldığını belirten Baram, bu nedenle “Pentagon'un Ortadoğu'da uzun sürecek bir savaşın ABD'nin küresel stratejisiyle çeliştiğini düşündüğünü” ifade etti.

Bununla birlikte Baram, ABD yönetimindeki farklı görüşleri yakından bildiğini belirterek, "Amerikalıların bu uzun savaştan daha fazla hoşlanmadığı tek şey, kazanılmış bir çatışmayı kaybetmektir." dedi.

Yeni güvenlik mutabakatı hazırlığı

Baram, 2028 sonrasında iki ülke arasındaki askeri iş birliğini düzenleyecek yeni güvenlik mutabakat zaptına (MoU) ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

İsrail ile ABD ortaklığının “yalnızca ortak değerlere değil, ortak çıkarlara dayanması” gerektiğini savunan Baram, "Ortadoğu'da güçlü, bağımsız ve inisiyatif alan bir İsrail, ABD'nin kaynaklarını Asya'ya yönlendirebilmesini sağlayan stratejik bir unsurdur." ifadelerini kullandı.

Baram, hazırlıkları süren yeni güvenlik mutabakatının önümüzdeki yıllarda iki ülkeye “güvenlik, ekonomik ve stratejik kazanımlar” sağlaması gerektiğini söyledi.



Makaleler

Güncel