Somaliland yönetimi, İsrail'le kurduğu diplomatik ilişkiyi Batılı ülkelerden yeni tanıma kararları almak için fırsata çevirmeyi hedefliyor.
YDH- Somaliland Cumhurbaşkanı Abdurrahman Muhammed Abdullah, İsrail'in Somaliland'ı tanımasının ardından İngiltere'nin de ülkesini tanıyan ikinci devlet olması gerektiğini söyledi.
Saxafi Media'nın aktardığına göre Abdullah, bu çağrıyı işgal altındaki Kudüs'te İngiliz iş insanı, yazar ve Muhafazakâr Parti'nin eski Genel Başkan Yardımcısı Lord Ashcroft ile yaptığı görüşmede dile getirdi.
Ashcroft, Somaliland liderinin İsrail'e gerçekleştirdiği ilk resmi devlet ziyareti sırasında yapılan görüşmeyi "diplomatik açıdan önemli bir an" olarak nitelendirirdi.
Ayrıca, aynı dönemde Somaliland'ın İsrail'deki ilk büyükelçiliğinin açılmasının da “uluslararası tanınma kampanyasında” yeni bir aşamaya işaret ettiğini iddia etti.
Daha önce Somaliland'a giderek bölgenin “bağımsız devlet” olma iddiasını yerinde incelediğini belirten Ashcroft, bölgenin Somali'nin güneyine kıyasla “daha güvenli olduğunu, demokratik kurumlara sahip bulunduğunu ve Batılı ülkeler için güvenilir ortak olmayı hedeflediğini” öne sürdü.
Ashcroft, "Bir bölge onlarca yıl boyunca istikrarını korumuş, demokratik seçimler düzenlemiş ve kendi kendini yönetebilmişse neden tanınmasın?" ifadelerini kullandı.
"İlk ülkeyi bulduk, sıra İngiltere'de"
Habere göre, Cumhurbaşkanı Abdullah, görüşmede sık sık Somaliland ile İngiltere arasındaki tarihi ilişkilere atıfta bulunarak, İsrail'in tanıma kararının ardından Londra'nın önündeki “en büyük engelin” ortadan kalktığını savundu.
Abdullah, "35 yıl boyunca bizi tanıyacak ilk ülkeyi aradık. Onu bulduk." dedi.
İngiltere'nin bugüne kadar kendilerine "İlk tanıyan ülke olmayacağız ama ikinci olabiliriz." mesajını verdiğini öne süren Somaliland lideri, "Artık ilk ülke var. Zamanı geldi." ifadelerini kullandı.
Ashcroft, bu sözlerin Somaliland yönetiminin İngiltere'yi uluslararası tanınma sürecinin “merkezinde” gördüğünü ve Londra'nın “tarihi sorumluluk” taşıdığına inandığını gösterdiğini yazdı.
"Sembol değil, ekonomik ortaklık istiyoruz"
Abdullah, uluslararası tanınmanın yalnızca “sembolik değil, pratik sonuçlar” doğuracağını savunarak, "Tanınmayı kendi başımıza üretemeyiz. Başka bir devletin sizi tanıması en büyük kazanımdır." dedi.
İsrail'in kararının uluslararası algıyı değiştirebileceğini öne süren Abdullah, Somaliland'ın uluslararası tanınma olmaksızın da devlet olmanın gereklerini yerine getirdiğini iddia etti.
"Bizden demokratik olmamız istendi, olduk. Seçim yapmamız istendi, yaptık. Barış içinde olmamız istendi, bunu da başardık." diyen Abdullah, Somaliland'ın 35 yıldır güvenlik, eğitim ve sağlık kurumlarını dış destek almadan finanse ettiğini savundu.
Cumhurbaşkanı Abdullah, “İsrail ile ilişkilerde önceliklerinin yalnızca diplomatik tanınma olmadığını” belirterek, “su yönetimi, tarım, sağlık, teknoloji ve inovasyon alanlarında somut ekonomik iş birliği istediklerini” söyledi.
ABD ve İngiltere'ye stratejik ortaklık mesajı
Abdullah, Somaliland'ın Aden Körfezi'ndeki konumunun ülkeyi ticaret ve güvenlik açısından bölgesel merkez haline getirebileceğini savunarak, petrol, doğal gaz, lityum ve genç nüfus sayesinde "Katar'dan daha zengin olabileceklerini" öne sürdü.
Ayrıca, “ABD'li şirketlerin enerji, madencilik, havacılık ve altyapı alanlarında Somaliland'a ilgi gösterdiğini” söyledi.
Habere göre, Somaliland yönetimi, mevcut statüsünü Somali'den ayrılma değil, 1960'ta sahip olduğu egemenliğin yeniden tesisi olarak tanımlıyor.
Abdullah, Somaliland'ın Somali ile birleşmeden önce bağımsız ve uluslararası alanda tanınan bir devlet olduğunu, 1991'de Somali devletinin çökmesiyle bu birlikteliğin fiilen sona erdiğini savundu.
Ashcroft, Somaliland yönetiminin uluslararası tanınma konusunda “en büyük beklentiyi” İngiltere'ye yönelttiğini belirterek, Abdullah’ın "İngilizler bize bağımsızlığımızı verdi. İngiltere ile çok güçlü tarihi bağlarımız var." ifadelerini aktardı.
Habere göre Abdullah, İngiliz siyasetinde Somaliland'a yönelik desteğin giderek arttığını da öne sürdü.
Ashcroft ise İsrail'in tanıma kararının ardından Somaliland'ın artık "tarihin kıyısında bekleyen bir aktör olmaktan çıkıp uluslararası tanınma hedefi doğrultusunda aktif diplomasi yürüten bir aktöre dönüştüğünü" iddia etti.
.jpg)