İsrail'in Somaliland hesabı: Babülmendep ve Yemen

img
İsrail'in Somaliland hesabı: Babülmendep ve Yemen YDH

Somaliland'ın tanınma arayışını fırsata çeviren İsrail'in, Berbera'da askeri varlık edinerek Babülmendep'i kontrol etmeyi ve Yemen'e yönelik saldırı kabiliyetini artırmayı hedeflediği belirtildi.




YDH- Fransız Le Point dergisinde yayımlanan analizde, Somaliland'ın uluslararası tanınma arayışının Berbera Limanı, İsrail'le kurulan ilişkiler ve Babülmendep üzerindeki stratejik rekabet üzerinden “yeni bir aşamaya” girdiği belirtildi.

Analizde, Aden Körfezi'nin Afrika kıyısında bulunan Berbera Limanı'nın bugün buğday, şeker ve canlı hayvan ticaretinin yanı sıra bölgesel güç mücadelesinin de merkezlerinden biri haline geldiği ifade edildi.

Berbera'nın stratejik öneminin yeni olmadığı belirtilen analizde, Osmanlıların 19. yüzyılda limanı koyun, sığır ve deve gibi canlı hayvanların Ortadoğu'ya taşındığı bir ticaret merkezi haline getirdiği hatırlatıldı.

Daha sonra Sovyetler Birliği'nin 1960'larda limanı modernize ederek askeri üsse dönüştürdüğü, 1970'lerin sonlarında ise ABD'nin Sovyetlerin yerini alarak kendi gemilerinin yanaşabilmesi için limanı genişlettiği aktarıldı.

Berbera Limanı Müdür Yardımcısı, limanın tarihsel gelişimini, "İlk metreleri Sovyetler Birliği inşa etti, orta bölümünü Amerikalılar yaptı, en sondaki büyük vinçler ise Emirliklere ait." sözleriyle anlattı.

Berbera, Somaliland'ın ekonomik akciğeri

Analizde, Somaliland hükümetinin 2016 yılında Berbera'yı bölgesel bir ticaret merkezine dönüştürmek amacıyla liman faaliyetlerini yeniden canlandırmaya yöneldiği belirtildi.

Limanın öncelikle denize çıkışı bulunmayan ve ticareti için alternatif güzergâh arayan komşu Etiyopya'ya hizmet ettiği, aynı zamanda Afrika kıtasındaki nüfuzunu genişleten Birleşik Arap Emirlikleri açısından da önem taşıdığı ifade edildi.

Fransız Bolloré grubunun limanın işletme imtiyazını almak için girişimde bulunduğu, ancak Dubai merkezli DP World'ün Somaliland yönetimiyle yaklaşık yarım milyar dolarlık bir anlaşma imzalayarak ihaleyi kazandığı kaydedildi.

O tarihten bu yana deniz trafiğinin büyük ölçüde arttığı ve ekonomik büyümeye siyasi hedeflerin de eşlik ettiği belirtildi.

Le Point, Berbera Limanı'nı Somaliland'ın "ekonomik akciğeri" ve 35 yıldır Somali'nin kontrolü dışında bulunan bölgenin uluslararası tanınma arayışındaki en güçlü kozlarından biri olarak nitelendirdi.

1991 yılında tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Somaliland'ın, Berbera ve 850 kilometrelik sahil şeridi sayesinde Babülmendep ile Hint Okyanusu arasında önemli bir stratejik konuma sahip olduğu vurgulandı.

Afrika ile Asya arasındaki bu geçiş noktasının dünya deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 12'sini taşıdığı ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının ardından öneminin daha da arttığı kaydedildi.

İsrail'in tanımasıyla yeni dönem

Analizde, Somaliland'ın egemenlik unsurlarının büyük ölçüde sembolik düzeyde kaldığı; sınırda pasaportlara basılan vize, Somali'den bağımsız para birimi, sınırlı imkânlara sahip bir askeri güç ve henüz taslak aşamasındaki anayasanın bunlar arasında bulunduğu belirtildi.

Somaliland'ın uluslararası tanınma arayışının Aralık 2025'te İsrail'in bölgeyi resmen tanıyan ilk devlet olmasıyla hız kazandığı ifade edildi.

Bu nedenle 18 Mayıs'taki bağımsızlık kutlamalarının bu yıl “özel bir anlam” taşıdığı kaydedildi.

Somaliland Dışişleri Bakanı Abdurrahman Zahir Adan, Le Point'e yaptığı açıklamada, "Çok uzaklardan geldik. Somaliland, yıkıntılar ve küller üzerinde kurulmuş bir ülkedir. Ancak özellikle giderek yayılan korsanlığa karşı dünyanın güvenliğine katkıda bulunabiliriz. Somaliland'ın öneminin farkına varmanın zamanı geldi." dedi.

Adan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya'nın Somaliland'ı tanıması en çok beklenen ülkeler olduğunu belirterek, "Bu bir zaman meselesi. Biz 35 yıldır işleyen bir demokrasiyiz. 180'den fazla ülkeye mektup gönderdik ancak hiç kimse cevap vermedi. Dünyanın geri kalanı ikiyüzlü." ifadelerini kullandı.

Somalilandlı bakan, İsrail'i ABD'nin kapısını açabilecek bir "fırsat" olarak gördüklerini, ancak bu ilişkinin kendilerini aynı zamanda bir "hedef" haline getirebileceğinin de farkında olduklarını söyledi.

Tanınma karşılığında üs, maden ve uzay üssü teklifleri

Le Point, Somaliland'ın uluslararası tanınma elde edebilmek için kapsamlı tavizler vermeye hazır olduğunu yazdı.

Analize göre Somaliland, İsrail'e Berbera'da askeri üs kurma teklifinde bulundu ve Tel Aviv'den gönderilen çok sayıda heyet bölgede incelemeler yaptı.

Donald Trump yönetimine lityum madenleri başta olmak üzere değerli mineral kaynaklarını işletme imkânı teklif edilirken, Elon Musk'a da Berbera'nın SpaceX roketlerinin fırlatılacağı bir üs olarak kullanılması önerildi.

İşgal altındaki Kudüs'te büyükelçilik

Analizde, İsrail ile Somaliland arasındaki müzakerelerin 7 Ekim 2023'ten hemen sonra başladığı bildirildi.

Hargeisa'daki bir kaynağa göre, bu süreçte Gazze'deki Filistinlilerin bir bölümünün zorla Somaliland'a nakledilmesi seçeneği dahi gündeme geldi, ancak söz konusu plandan kısa süre içinde vazgeçildi.

Aralık 2025'ten itibaren karşılıklı büyükelçilerin atandığı ve iki taraf arasında bir dizi anlaşmanın gizlice imzalandığı belirtildi.

Bu anlaşmaların güvenlik işbirliği, istihbarat ve Somaliland özel kuvvetlerinin İsrail'de eğitilmesini kapsadığı aktarıldı.

Somaliland'ın İsrail'deki büyükelçiliğinin Tel Aviv yerine işgal altındaki Kudüs'te açıldığı ve Haziran ayında gerçekleştirilen açılışa Somaliland Cumhurbaşkanı Abdurrahman Muhammed Abdullahi'nin de katıldığı kaydedildi.

Somaliland yönetiminin bundan sonraki hedefinin “İbrahim Anlaşmaları”na katılmak olduğu belirtildi.

"Dilenciler hayırseverlerini seçemez"

Somaliland'ın İsrail tarafından tanınmasını "bir nimet" olarak nitelendiren 88 yaşındaki Edna Adan'ın, bu gelişmeyi uzun yıllara dayanan diplomatik çabaların sonucu olarak gördüğü aktarıldı.

Somaliland'ın "ulusun annesi" olarak görülen Adan'ın eski ebe, hastane kurucusu, eski cumhurbaşkanı eşi, ülkenin ilk kadın bakanı ve eski dışişleri bakanı olduğu belirtildi.

Adan, "Bu tanınmayı 2002'den beri bekliyoruz." diyerek, Somaliland'ın devlet kurumlarının geliştirilmesi için kişisel kaynaklarını da kullandığını anlattı.

İsrail hükümetinin politikaları nedeniyle zamanlamanın uygun olmayabileceğini kabul eden Adan, buna rağmen, "Dilenciler hayırseverlerini seçemez." dedi.

Adan ayrıca, bunun İsrail'in Somaliland'ı fiilen üçüncü tanıması olduğunu söyledi. Buna göre 1960 yılında İsrail dahil 34 ülke Somaliland'ı tanımış, ancak birkaç gün sonra bu kararlarından geri dönmüştü. 1989'da Somaliland'a yönelik ölümcül bombardımanlar sırasında ise Mogadişu yönetimini protesto eden tek ülkenin İsrail olduğu belirtildi.

Adan, hastanesindeki ilk anestezi cihazının 2002 yılında İsrail tarafından bağışlandığını ve bunun iki taraf arasındaki uzun süreli ilişkinin göstergesi olduğunu ifade etti.

İsrail'in hedefi Babülmendep

Le Point, Tel Aviv ile Hargeisa arasındaki yakınlaşmanın ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısının hazırlıkları sırasında hızlandığını bildirdi.

Somaliland hükümetine yakın bir kaynak, "İsrail'in Babülmendep Boğazı'nın güvenliğini sağlaması gerekiyordu." dedi.

Somalilandlı bir diplomat ise ilişkilerin niteliğini, "Elbette bu fırsatçı, hatta alaycı bir yaklaşım. Ancak iki nesildir duvara dayanmış halde bekliyoruz. Başka ülkelerin de bizi tanıması gerekiyor, aksi halde bunun hiçbir anlamı yok." sözleriyle değerlendirdi.

Somaliland Dışişleri Bakanlığı’na yakın “Isir” düşünce kuruluşunun Direktörü Hassan Suudi de İsrail'in mevcut zamanlamadan yararlanmaya çalıştığını belirterek, "Ama bizim kaybedecek neyimiz var?" diye sordu.

Suudi, İsrail'in Somaliland'ı tanımasının arkasındaki temel gerekçenin güvenlik olduğunu, ancak bu durumun bölgesel düşmanlıkları körükleme ve Somaliland'ın tecrit edilmişliğini daha da artırma riski taşıdığını söyledi.

Avrupa'daki kariyerinin ardından Somaliland'a yatırım yapmak üzere dönen bir iş insanı ise ülkede 1950'lerden bu yana İsrail'in düşman olarak anlatıldığını, şimdi ise tam tersi bir noktaya gelindiğini belirterek, buna rağmen tanınma kararının toplumda ciddi bir tartışma yaratmadığını ifade etti.

"Berbera'daki İsrail üssü Yemen'e uçuş süresini üçte iki azaltabilir"

Analizde, İsrail açısından Somaliland'ı tanımanın, Yemen'deki “Ensarullah tehdidinin” tam karşısında bulunan Arap olmayan Müslüman bir bölgeyle ittifak kurma avantajı sağladığı belirtildi.

Diplomatik bir kaynak, "Berbera'daki askeri varlık, İsraillilerin Yemen'i vurmak veya Kızıldeniz'in güvenliğini sağlamak için gereken uçuş süresini üçte iki oranında azaltabilir." dedi.

Bununla birlikte İsrail ile Somaliland arasındaki yakınlaşmanın İsrail'in karşısındaki güçleri birbirine daha fazla yaklaştırdığı ve bölgesel çatışma riskini yeniden artırdığı kaydedildi.

Bölgedeki yaklaşık 15 ülkenin İsrail'in Somaliland'ı tanımasını kınadığı ve "Somali'nin birliğine" desteklerini yeniden teyit ettiği belirtildi.

Türkiye-Somali ittifakı ve Ankara'nın bölgedeki hamleleri

Le Point, 30 yılı aşkın süredir kronik istikrarsızlık ve güvenlik sorunları yaşayan Somali'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimindeki Türkiye ile ittifak kurduğunu belirtti.

Türkiye'nin Somali ordusu ve polisini eğittiği, buna karşılık Somali'nin doğal kaynaklarında geniş imtiyazlar elde ettiği ifade edildi.

Nisan ayında Türk petrol sondaj gemisi Çağrı Bey'in açık deniz yataklarından petrol çıkarmaya başlamak üzere Mogadişu açıklarına konuşlandığı belirtildi.

İki ülke arasında imzalanan bir anlaşmanın Türkiye'ye çıkarılan ham petrolün yüzde 95'ini alma imkânı sağladığı ve Ankara'nın aynı zamanda geniş balıkçılık alanlarında haklar elde ettiği kaydedildi.

Türkiye'nin ayrıca Somali'yi Türksat uydularının fırlatılması ve yeni balistik füzelerinin test edilmesi için bir üs haline getirmeyi planladığı ifade edildi.

Analizde, Türk yetkililerin son haftalarda Somaliland'ın bağımsızlık yolunda ilerlemesine karşı çıkmak amacıyla Somali ile temaslarını artırdığı ve Puntland bölgesindeki Las Qoray'da bir Türk askeri üssü açılması seçeneğinin görüşüldüğü aktarıldı.

Afrika Boynuzu'nda rekabet kızışıyor

Somaliland'ın bağımsızlığına kesin olarak karşı çıkan Cibuti ile de doğrudan rekabet halinde olduğu belirtildi.

Cibuti'nin özellikle Etiyopya ile ticari çıkarlarını ve askeri ittifaklarını korumaya çalıştığı; ülkede Fransa, İtalya, ABD, Japonya ve Çin'e ait askeri üslerin bulunduğu hatırlatıldı.

Bu güçlerin Somaliland'ın yükselişine temkinli yaklaştığı ifade edildi.

Etiyopya ile örtülü bir çatışma yaşayan Eritre'nin ise ABD ile yakınlaşmaya çalıştığı belirtildi. Donald Trump'ın Afrika Özel Danışmanı Massad Boulos'un son haftalarda "Afrika'nın Kuzey Kore'si" olarak nitelendirilen Eritre'ye yönelik yaptırımların hafifletilebileceğini gündeme getirdiği aktarıldı.

Analizde, Arap Yarımadası'ndaki ve küresel sonuçlar doğuran rekabetin Afrika Boynuzu'na kadar yayıldığı ve bunun Somaliland'ın geleceği üzerinde belirsizlik yarattığı ifade edildi.

Hassan Suudi, "Başlıca Suudi Arabistan ve Bahreyn'e ihracat yapıyoruz ancak yeni ilişkilerimiz nedeniyle artık iki arada bir derede ilerliyoruz." dedi.

Berbera Limanı'na BAE'nin Sudan'a silah sevkiyatı suçlaması

Le Point, Berbera Limanı'nın Birleşik Arap Emirlikleri'nin desteklediği silahlı gruplara silah ve teçhizat sevkiyatı için bir boşaltma noktası olarak kullanıldığı şüphesinin bulunduğunu belirtti.

Bu kapsamda özellikle Sudan'daki iç savaşta ağır suçlarla itham edilen paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) yapılan sevkiyatlara dikkat çekildi.

Analizde, bu yöndeki araştırmalara rağmen BAE'nin Sudan savaşına müdahil olduğunu reddettiği, Somaliland yönetiminin de suçlamaları kabul etmediği kaydedildi.

Somaliland makamlarının, bölgede eşi benzeri bulunmadığını iddia ettikleri “istikrar ve güvenlik” ortamını öne çıkardıkları ifade edildi. Bu durumun, IŞİD hücrelerinin yerleştiği komşu Somali bölgesi Puntland'la tezat oluşturduğu belirtildi.

Analizin sonunda, Berbera'nın eski "Yahudi mahallesi"ne dikkat çekildi. 1950'lerde yerli Yahudi nüfusun bölgeden çıkarılmasına rağmen mahallenin bu adı koruduğu ve burada eski sinagog olduğu belirtilen iki harap yapının bulunduğu aktarıldı.

Berbera'da yaşayan ve daha önce Total'de çalışan Ali adlı bir bölge sakini ise İsrail'in Somaliland'ı tanımasının “barış” getirmesini umduğunu söyledi.