Seyyid Ali Humeyni, Ayetullah Ali Hamenei'nin şehadetinin ardından yaptığı konuşmada, ABD ile müzakerenin barış değil bir savaş yöntemi olduğunu belirterek, Washington'a karşı her türlü dostane yaklaşımı kesin bir dille reddetti.
YDH- İmam Humeyni’nin torunu Seyyid Ali Humeyni, Ayetullah Ali Hamenei'nin şehadeti dolayısıyla Kum kentindeki Hz. Masume Türbesi’nde düzenlenen anma töreninde konuştu.
Seyyid Ali Humeyni, İran’ın ABD’ye karşı yürüttüğü mücadelenin varoluşsal bir direnç olduğunu belirterek, "Her kim ABD'ye dostluk mesajı gönderirse, o kişi kötü ve necis biridir" ifadelerini kullandı.
Konuşmasında Devrim Lideri'nin şehadetini kabullenmenin güçlüğüne değinen Seyyid Ali Humeyni şu değerlendirmede bulundu:
"Düşmanlar, Rehber'in şehadetiyle sistemin birkaç gün içinde çökeceğini varsaymıştı. Ancak ABD Başkanı Trump'ın tüm küstahlığına ve askeri tehditlerine rağmen, halkımız meydanlara inerek tüm hesapları boşa çıkardı. Trump’a 'ahmak' demek hakaret değil, onun sıfatıdır. Savaş boyunca gördük ki, onlar zayıflarken İslam Cumhuriyeti her geçen gün daha da güçlendi"
Seyyid Ali Humeyni, ülkedeki sokak gösterilerinin ve halkın meydanlardaki varlığının, Ayetullah Mücteba Hamenei'nin talimatlarına göre şekilleneceğini belirtti.
"İran hiçbir zaman savaş başlatmadı, ancak saldırıya karşı da asla geri adım atmayacaktır" diyen Seyyid Humeyni, "Savaşın kendisinden daha tehlikeli olan tek şey, savaştan duyulan korkudur. Biz hem Demokratlara hem de Cumhuriyetçilere 'ölüm' diyoruz; bizim için aralarında bir fark yoktur" şeklinde konuştu.
Müzakere sürecine ilişkin tartışmalara da açıklık getiren Seyyid Ali Humeyni, bu görüşmelerin barış anlamına gelmediğini vurguladı.
Seyyid Humeyni, "Müzakere, savaş meydanlarından biridir. İmam Hüseyin'in Yezid ile barışması nasıl imkânsızsa, bizim de suçlu Amerika ile barışmamız imkânsızdır. Bizim kimliğimiz, istikbar ile uzlaşmazlık üzerine kuruludur" dedi.
Irak halkının cenaze törenlerine gösterdiği yoğun ilginin, ABD’nin yıllardır sürdürdüğü "İran ve Irak halklarını birbirine düşürme" politikasını başarısızlığa uğrattığını ifade eden Seyyid Ali Humeyni, "Şehitlerin kanı, sadece İran'ı değil, bölgedeki tüm özgür milletleri birbirine kenetleyen bir bağ oluşturdu.
Bu cinayet, hiçbir zaman İran halkının hafızasından silinmeyecektir" diyerek sözlerini noktaladı.