Irak'ta milyonluk cenaze töreni direnişi silahsızlandırma planını zora soktu

img
Irak'ta milyonluk cenaze töreni direnişi silahsızlandırma planını zora soktu YDH

İran'ın merhum Devrim Lideri Ayetullah Ali Hamenei için Necef ve Kerbela kentlerinde düzenlenen milyonluk cenaze törenleri, Irak'ta güç dengelerini yeniden şekillendiren jeopolitik bir gösteriye dönüştü.




YDH - İran'ın merhum Devrim Lideri Şehit Ayetullah Ali Hamenei için birkaç gün önce kutsal Necef ve Kerbela kentlerinde düzenlenen milyonluk cenaze törenleri, çok boyutlu ve son derece önemli mesajlar barındıran jeopolitik bir gösteriye dönüştü.

Iraklı yetkililerin, ülkedeki siyasi sahneyi "tören öncesi" ve "tören sonrası" olarak ikiye ayırabilecek tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendirdiği bu olay, kritik bir bölgesel zamanda gerçekleşti.

Gelişme, güç dengelerini yeniden şekillendirirken Başbakan Ali el-Zeydi hükümetini de gerek silahların kontrol altına alınması dosyasında gerekse ABD ve İran ile yürütülen temkinli stratejik ilişkilerde hem iç hem de dış düzeyde karmaşık bir sınavla karşı karşıya bıraktı.

Bu çerçevede el-Ahbar gazetesine bilgi veren üst düzey siyasi kaynaklar, "Washington'ın, Irak'ta bu anmanın daha önce görülmemiş bir hareketlilik ve yoğunlukla gerçekleştirilme biçiminden ve bunun boyutlarından duyduğu derin rahatsızlığı ilettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, bilinçli şekilde organize edilen bu cenaze merasimi ve kitle seferberliğinin, Washington seyahati öncesinde el-Zeydi için son derece zor ve utandırıcı bir sınav teşkil ettiğini ekledi.

Zira ABD yönetimi, bu törenle sahada "Irak'ın, direniş ekseninin nüfuz ve ağırlık merkezi olmaya devam ettiği" yönünde, kendi izlediği ve baskı uyguladığı politikalara tamamen ters düşen net bir siyasi mesaj almış oldu.

Bu tabloyu ve olası sonuçlarını el-Ahbar'a değerlendiren Iraklı siyasi analist Cevdet Kazım, "cenaze töreni sırasında Iraklı direniş gruplarının liderlerinin ve tabanlarının yoğun katılımı ile açıkça gövde gösterisi yapmasının, sahada nüfuz kanıtlama amacını taşıyan kasıtlı, net bir siyasi ve askeri mesaj barındırdığını" belirtti.

Kazım, bu gövde gösterisinin, aylarca süren taktiksel sessizliğin ardından gelen organize bir açık görünüm olduğuna dikkat çekerek bunun el-Zeydi hükümetinin silahları toplama ve yalnızca devlet elinde sınırlandırma yönünde ilan ettiği adımlarla eş zamanlı gerçekleştiğini vurguladı.

Analist, "Milis gruplar, herhangi bir güvenlik veya siyaset denkleminde göz ardı edilemeyecek zorlu bir aktör olduklarını, sahip oldukları kitlesel ve ideolojik derinliğin iç ve dış baskılar karşısında onlara varlık meşruiyeti kazandırdığını göstermek istedi. Bu durum, silahların teslim alınması planlarının karşısına sert bir saha duvarı çıkarıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Yazar ve siyasi analist İbrahim es-Serrac ise bu kitlesel hareketliliğin uluslararası ve bölgesel boyutuna dikkat çekti.

El-Ahbar'a konuşan es-Serrac, "Milyonluk cenaze töreni özünde şu temel fikri özetledi: Direniş ekseni liderlerinin ve tabanının tüm ağırlığıyla sahaya inmesinin de kanıtladığı üzere, Irak, ABD'nin söylemlerinden ve tehditlerinden etkilenmemiştir" dedi.

Haşdi Şabi ve diğer milis grupların bu seferberliği sahadaki sayısal güçlerini kanıtlamak amacıyla bilinçli şekilde yürüttüklerini kaydeden es-Serrac, Donald Trump'ın bölgeye yönelik tehditleriyle eş zamanlı olarak gerçekleşen bu dikkat çekici varlığın, grupların kendi tabanları nezdinde bir caydırıcı güç olarak hazırlıklı bulunma gerekçelerini de meşrulaştırabileceğini belirtti.

Es-Serrac, "Bu saha gerçekliği, son dönemde varılan mutabakatların önüne gerçek bir engel koyuyor. Özellikle el-Zeydi'nin yakın zamanda gruplarla silahlarını teslim etmeleri konusunda anlaştığını açıklaması ve 'Silahların teslimi için bir program hazırlayacağız, grupların faaliyeti siyasi ve sosyal alana kayacak' demesi bağlamında bu durum önem taşıyor. Ancak cenaze törenindeki bu dikkat çekici ve etkili katılım dalgası, tamamen farklı bir ritim dayatabilir, bu siyasi süreçleri yeniden şekillendirebilir veya uygulanmasını yavaşlatabilir" görüşünü dile getirdi.

Gelişmeyi tırmandırma eksenlerine bağlayan bu okumaların karşısında, Irak Parlamentosu Milletvekili Sakr el-Humeydavi resmi düzeydeki bakış açısını aktardı.

El-Ahbar'a konuşan el-Humeydavi, "Cenaze töreninin, Irak'ın Arap ve İslam misafirperverliği geleneklerine sahip olduğunu herkese gösteren açık bir mesaj taşıdığını, bunun da kutsal kentlerde bölge liderlerinin ve resmi heyetlerin ağırlanmasıyla somutlaştığını" vurguladı.

Grupların geleceği ve üzerlerindeki kesintisiz uluslararası baskılara değinen el-Humeydavi, "Milis grupların varlığı, esas itibarıyla üstlendikleri aktif role ve Irak topraklarında başta ABD olmak üzere her türlü yabancı askeri varlığı reddeden sarsılmaz, kararlı ilkelerine dayanmaktadır. Bu egemenlik ve inançla ilgili bir konudur, dolayısıyla ülkede konumlanmalarının önünde ulusal bir engel yoktur. Aksine, üzerlerindeki baskı ters tepebilir; nitekim Irak kamuoyu bu grupları egemenliğin korunması ve bölgesel istikrarın teminatı olarak görmektedir" ifadelerini kullandı.



Makaleler

Güncel