İran'dan Hürmüz Boğazı açıklaması: 'Sadece biz ve Umman karar veririz'

img
İran'dan Hürmüz Boğazı açıklaması: 'Sadece biz ve Umman karar veririz' YDH

İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin yeni bir mekanizma oluşturulduğu iddialarını yalanlayarak, yetkinin İslamabad Mutabakatı uyarınca yalnızca İran ve Umman'a ait olduğunu açıkladı.




YDH- İran, Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin iddialara yanıt vererek, boğazdaki tüm düzenlemelerin yalnızca İran ve Umman arasında yürütülen koordinasyonla belirlendiğini duyurdu.

Tesnim haber ajansına konuşan yetkili kaynak, ABD merkezli Axios haber sitesinde yer alan ve Washington ile Tahran arasında Hürmüz Boğazı'nın yönetimi için yeni bir mekanizma oluşturulduğunu öne süren iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Kaynak, boğazın İran ve Umman Sultanlığı'nın karasuları içinde bulunduğunu hatırlatarak, bölge üzerindeki yönetim yetkisinin söz konusu iki kıyı devletine ait olduğunun altını çizdi.

Hürmüz Boğazı'na yönelik gelecekteki düzenlemelerin İslamabad Mutabakat Zaptı'nın 5. maddesi çerçevesinde şekillendiğini ifade eden kaynak, bu maddenin boğazla ilgili kararların İran tarafından, Umman Sultanlığı ile diyalog ve iş birliği içerisinde alınmasını zorunlu kıldığını vurguladı.

Açıklamada ayrıca Katar’ın sürece dahil olmasının, yalnızca taraflar arasındaki arabuluculuk rolü ve diplomatik görüş alışverişiyle sınırlı olduğu belirtildi.

Trump'tan İran'a Hürmüz için son ültimatom

Axios, Trump rejiminin, İran’dan Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu kamuoyuna resmen ilan etmesini ve ticari gemilere yönelik saldırıları durduracağını taahhüt etmesini talep ederek Cumartesi gününe kadar süre verdiğini aktarmıştı.

ABD’li yetkililerin açıklamasına göre, İran’ın son üç hafta içerisinde ticari gemilere defalarca ateş açması, taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptını ağır bir ihlale uğrattı.

Saldırıların yaşanması, taraflar arasında karşılıklı çatışmaları tetiklerken, ABD Başkanı Donald Trump bu hafta içerisinde ateşkesin sona erdiğini ilan etti.

Washington rejimi, Tahran'ın bu kadar basit bir taahhüdü bile yerine getirememesinin, çok daha karmaşık bir nükleer anlaşmayı uygulama kapasitesi ve isteği konusunda ciddi şüpheler uyandırdığını vurguluyor.

İran ve Umman masaya oturuyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Umman Dışişleri Bakanı Seyyid Bedir el-Buseydi'nin, Hürmüz krizini ele almak üzere Cumartesi günü Muskat'ta bir araya gelmesi bekleniyor.

ABD’li yetkililer, İranlıların hafta başındaki çatışmaların ardından kendileriyle irtibata geçerek anlaşmazlığı çözmek için görüşme talep ettiğini iddia ediyor.

ABD’li bir yetkili, "Bize 'Hata yaptık, durumu düzeltelim, görüşmeye devam edelim' dediler" ifadesini kullandı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai ise doğrudan görüşme talebinde bulundukları iddiasını reddederek, sadece Katar'ın arabuluculuk çağrısı üzerine konuyu müzakere etmeyi kabul ettiklerini savundu.

ABD: Kararı İran'ın iç dengeleri belirleyecek

ABD'li yetkililer, İran yönetimi içinde mutabakatın uygulanması ve Trump rejimiyle müzakerelerin geleceği konusunda bir güç mücadelesi yaşandığını öne sürüyor.

Bir ABD’li yetkili, "Sistemleri içinde anlaşmaya varmak isteyen unsurlar var, ancak onlar adına biz karar veremeyiz. Kendi iç düzenlerini sağlamaları gerekiyor" açıklamasında bulundu.

Washington, Cumartesi günü yapılacak görüşmenin ardından İran’dan, ticari gemilere ateş açılmayacağına dair net bir beyan ve yaşanılan hataların kabulünü içeren bir açıklama bekliyor.

ABD alternatif planlarını hazırlıyor

ABD tarafı, İran’ın bu talepleri reddetmesi durumunda ağır sonuçlarla karşılaşacağı uyarısında bulunuyor.

Geçtiğimiz günlerde Hürmüz'deki saldırılara misilleme olarak İran’a iki kez hava saldırısı düzenleyen ABD, Trump’ın diplomatik çözüm arayışlarına alan açmak amacıyla operasyonları kısa süreliğine durdurdu.

ABD’li yetkililer, üç haftalık doğrudan ve dolaylı müzakerelerde nükleer anlaşma konusunda ilerleme sağlandığını ancak Hürmüz krizinin tüm süreci sekteye uğratabileceğini belirtiyor.

Yetkililer, Trump’ın diplomatik çözüm için belirli bir zaman tanıdığını, ancak bu sürenin sınırlı olduğunu ve nükleer anlaşma sağlanamaması durumunda alternatif planların hazırlandığını ifade ediyor.



Makaleler

Güncel