Lübnan Parlamento Başkanı Nabih Berri, bölgedeki gerginliği kontrol altına almak için mutabakat zaptının acilen uygulanması gerektiğini belirterek, orduyu çatışmaya sürükleyecek "deneysel bölgeler" planını ve sonuçsuz müzakere süreçlerini reddetti.
YDH- Lübnan Parlamento Başkanı Nebih Berri, bölgede tırmanan gerilimin yarattığı kasvetli atmosfere dikkat çekerek, durum daha da kötüleşmeden mutabakat zaptının uygulanması çağrısında bulundu.
Müzakere süreçlerinin şu ana kadar somut bir iyileşme sağlamadığını vurgulayan Berri, "Bana yanılsama değil, gerçek bir başarı göstersinler; çünkü henüz ortada hiçbir şey görmedim" ifadelerini kullandı.
Al-Jumhuriya gazetesine konuşan Nebih Berri, "Amerikan-İran çatışmasının" yeniden alevlenmesi ışığında, Lübnan hükümetinin izlediği Washington eksenli politikaları eleştirdi.
Berri, "Eğer herhangi bir yol, saldırganlığı durdurmaya ve işgali sona erdirmeye katkıda bulunan olumlu bir sonuç elde ederse, bundan rahatsız olmam" diyerek sonuç odaklı bir yaklaşım sergiledi.
Çerçeve anlaşmasını getiren doğrudan müzakerelerin Lübnan’ın ulusal hakları için bir kazanım üretmediğini belirten Berri, geri çekilme, yerinden edilmiş kişilerin dönüşü ve tutsakların serbest bırakılması gibi süreçlerin nihai hedef olduğunu kaydetti.
Geri çekilme sürecini iki yıla yayan "deneysel bölgeler" seçeneğine sert çıkan Berri, bu öneriye temelden itiraz ettiklerini yineledi.
"Bu bölgelerin çoğu işgal altında değil" diyen Berri, planın asıl amacının orduyu iç çatışmalara sürüklemek ve İsrail'in çıkarlarına hizmet eden bir tuzağı hayata geçirmek olduğunu savundu.
Lübnan’ın bu tür oyunlara karşı tüm güç ve bilgelikle karşı koyacağını belirten Berri, önerilen yeni bölge sisteminin daha uygun olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Berri, Lübnan ve İsrail heyetleri arasında Roma'da gerçekleştirilmesi planlanan görüşmelere ilgi göstermediğini açıkça ortaya koydu.
Görüşmelerin, geçmişteki başarısız girişimlerin bir uzantısı ve dolambaçlı bir yol olduğunu ima eden Berri, sadece sorun yaratmaya yönelik diplomatik hamlelerin kabul edilemez olduğunu vurguladı.