İsrail'de İbrahim Anlaşmaları ve Suudi Arabistan ile diplomatik normalleşmeye yönelik yüksek bir destek kaydedilirken, anket Gazze Şeridi'nde Filistin egemenliğine kesin bir karşıtlığın olduğunu ve İsrail'in bölgede kalıcı kontrolünü önceleyen eğilimin öne çıktığını gösteriyor.
YDH- İsrail merkezli Makor Rishon internet sitesinin Secur America Council verilerine dayandırdığı ankete göre, İsrail yerleşimci kamuoyunda İbrahim Anlaşmaları ve bölgesel normalleşme arayışlarına yönelik güçlü bir destek bulunurken, Gazze Şeridi’nin geleceği konusunda Filistin egemenliğine karşı net bir direnç gözleniyor.
Haziran ayında 557 Yahudi katılımcı ile gerçekleştirilen çalışma, İsrail'in stratejik geleceği için ABD ile ittifakın korunmasına yönelik geniş bir mutabakatı ortaya koyuyor.
Anket sonuçları, İsrail halkının dış politika tercihlerinde ABD ile olan stratejik bağlara verdiği önemi gözler önüne seriyor.
Katılımcıların %97'si ABD-İsrail ilişkilerinin Yahudi devleti için hayati önem taşıdığını belirtirken, %78'i Amerikan desteğinin İsrail'in geleceği açısından kritik bir faktör olduğunu savunuyor.
İki devletli çözüme yönelik tutumda ise katılımcıların %63'ü bu seçeneğe karşı olduğunu bildirirken, destekleyenlerin oranı %22'de kalıyor.
İsrail yerleşimcilerinin İbrahim Anlaşmaları'na yönelik tutumu olumlu seyrini sürdürüyor.
Katılımcıların %81'i, BAE, Bahreyn, Sudan ve Fas ile imzalanan anlaşmalara destek verdiğini ifade ediyor.
Suudi Arabistan ile diplomatik bir anlaşmaya varılmasını destekleyenlerin oranı %78 olarak ölçülürken, benzer bir desteğin Lübnan için %72, Suriye için ise %64 seviyesinde olduğu görülüyor.
Suudi Arabistan ile normalleşmenin İsrail ekonomisini canlandıracağına inananların oranı %71 iken, Lübnan ile normalleşmenin ekonomik fayda sağlayacağına inananların oranı %46, Suriye için ise %36 düzeyinde seyrediyor.
Anket, Gazze Şeridi'nin savaş sonrası yönetimine dair İsrail yerleşimcilerindeki eğilimleri de yansıtıyor.
Katılımcıların %41'i önümüzdeki yıllarda Gazze'nin doğrudan İsrail kontrolünde olması gerektiğini savunurken, %25'i Arap devletlerinin desteklediği uluslararası bir koalisyonun denetimini tercih ediyor.
Birleşmiş Milletler, Filistin Yönetimi veya diğer Filistinli grupların yönetimine verilen destek ise oldukça sınırlı kalarak her bir seçenek için %7'nin altında kalıyor.