İsrail Başbakanı Netanyahu'nun eşi Sara Netanyahu'nun, olası bir seçim yenilgisi ve hükümet değişikliği durumunda ailesinin güvenlik korumasının kesilmesinden endişe duyarak, eşi ve çocukları için beş yıllık ek koruma süresi talep ettiği bildirildi.
YDH- İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun eşi Sara Netanyahu’nun, eşinin yaklaşan seçimlerde parlamento çoğunluğunu kaybedebileceği endişesiyle, ailesi için sağlanan güvenlik korumasını beş yıl daha uzattırmak adına yoğun bir kampanya başlattığı iddia ediliyor.
İsrail basınına yansıyan haberlere göre, Netanyahu ailesi olası bir hükümet değişikliği durumunda koruma statüsünü kaybetme korkusu yaşıyor.
Channel 12 ve Ynet’in aktardığı bilgilere göre Sara Netanyahu, kendisi ile çocukları Yair ve Avner’e yönelik koruma kararının derhal beş yıl uzatılmasını talep ediyor.
Times of Israel ise Ulusal Güvenlik Konseyi ve iç istihbarat teşkilatı Şin Bet’in bu talebe ilişkin net bir pozisyon almaktan kaçındığını, bu belirsizliğin ilgili bakanlar kurulu toplantısının ertelenmesine neden olduğunu bildiriyor.
Netanyahu ekibinin, İran ile yürütülen savaşın yarattığı güvenlik atmosferini gerekçe göstererek süreci hızlandırmaya çalıştığı, Shin Bet'in ise net bir süre belirtmeksizin korumayı geçici olarak uzatma eğiliminde olduğu öne sürülüyor.
Netanyahu ailesinin bu ısrarlı tutumunun temelinde, 2021 yılında hükümet değişikliği sonrası Sara Netanyahu ve oğullarının kişisel koruma haklarının görevden ayrılmalarından altı ay sonra kesilmesine dair yaşanan tecrübe yatıyor.
Yetkililer, Netanyahu'nun zaten yirmi yıldır yasal korumadan yararlandığını hatırlatıyor.
Daha önce 2024 yılında Netanyahu'nun ailesi için "ömür boyu koruma" talep ettiği ancak bu girişimin yetkililer tarafından reddedilip Başbakanlık ofisince yalanlandığı basına yansımıştı.
Sara Netanyahu'nun güvenlik talebi, onun İsrail siyasetindeki ve karar alma mekanizmalarındaki "etkili rolü" ile ilgili süregelen tartışmaları da tetikliyor.
Analistler, Sara Netanyahu'nun bakanlar ve baskı grupları üzerindeki hareket kabiliyetine dikkat çekerken, özellikle başbakanlık kararlarına müdahale edebilmesine olanak sağladığı öne sürülen düzenlemeler, İsrail kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam ediyor.