İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD'nin deniz ablukasını kaldırma kararına son vermesi ve askeri saldırıları yeniden başlatmasıyla İslamabad Mutabakatı'nı tamamen yıktığını belirtti.
YDH - İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasının kaldırılması uygulamasına son verdiğini açıklaması ve askeri saldırılara yeniden başlamasıyla İslamabad Mutabakatı'nı tamamen ortadan kaldırdığını bildirdi.
YJC ajansı ve İran devlet televizyonuna açıklamalarda bulunan Garibabadi, ABD'nin adımlarının İslamabad Mutabakatı'nın temel yapısını ve çerçevesini fiilen çökerttiğini vurguladı.
Garibabadi, "ABD, bu gece ilan ettiği kararla, yani İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik deniz ablukasını kaldırma uygulamasına son vererek İslamabad Mutabakatı kapsamındaki tüm taahhütlerini ayaklar altına almıştır" dedi.
"Saldırıların başlaması mutabakatın ihlalidir"
Washington'ın attığı adımların "saldırganlık ve ihlal" niteliğinde olduğunu belirten Garibabadi, askeri operasyonların yeniden başlamasının mutabakatın özüne aykırı olduğunu kaydetti.
Garibabadi, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"ABD, mutabakat kapsamındaki diğer tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olsa ve sadece bu askeri operasyonları yeniden başlatmış olsaydı bile bu durum mutabakatın esaslı bir ihlali sayılacaktı. Bu adım, mutabakatın temel altyapısını ve çerçevesini dağıtmaya yeterdi. Şu an ABD'nin tüm taahhütlerini çiğnediği, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik askeri ve saldırgan eylemlerine yeniden başladığı bir aşamadayız. Elbette bu eylemler, silahlı kuvvetlerimizin kararlı yanıtıyla karşılaşmış ve gereken cevap verilmiştir."
Mevcut koşullar altında İran'ın anlaşmaya bağlı kalmasının beklenemeyeceğini dile getiren Garibabadi, "İran İslam Cumhuriyeti artık kendisini hiçbir taahhüt altında hissetmemektedir. Ortada konuşulacak bir mutabakat kalmamıştır. ABD, bu anlaşmayı paramparça etmek için gereken tüm adımları atmıştır. Hiçbir ülke, İran'ın bu mutabakat kapsamındaki taahhütlerinden bahsetmesini ya da bunları uygulamasını beklememelidir" ifadelerini kullandı.
İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada mutabakatın uygulama sürecine değinen Garibabadi, ABD'nin petrol ihracatı izinleri, askeri operasyonlar ile savaşın durdurulması, Lübnan dahil tüm cephelerdeki çatışmaların sonlandırılması ve İran'ın bloke edilen varlıklarının ilk iki aşamada 15 milyar dolarlık kısmının serbest bırakılması gibi yükümlülükleri olduğunu hatırlattı.
Garibabadi, Hürmüz Boğazı'na ve mutabakatın beşinci maddesine ilişkin tartışmalara da açıklık getirerek şunları kaydetti:
"İran'ın Hürmüz Boğazı bağlamında attığı adımlar, tamamen mutabakatla ve egemenlik haklarımızla uyumluydu. Ancak ABD, bu anlaşma kapsamındaki tüm yükümlülüklerini çiğnedi. Hatta bu durum için 'ihlal' kelimesinden daha ağır bir ifade kullanmak gerekir. ABD, bu gece duyurduğu deniz ablukasını kaldırma uygulamasını sonlandırma kararıyla İslamabad Mutabakatı'nı bir kenara fırlatmış ve yok etmiştir."
ABD'nin askeri operasyonları yeniden başlatmasının mutabakatın ruhunu doğrudan hedef aldığını belirten Garibabadi, "İslamabad Mutabakatı'nın temel amacı, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik savaşın ve askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak durdurulmasıydı. ABD'nin son iki haftada ülkemize yönelik askeri operasyonlara iki kez giriştiğine şahit olduk. Sadece bu durum bile ABD'nin mutabakata bağlı kalma niyetinin olmadığını göstermeye yeterlidir" dedi.
Garibabadi, mutabakatın hukuken ve fiilen yürürlükten kalktığını belirterek, "Bu nedenle şu an ne ABD ne de İran İslam Cumhuriyeti açısından geçerli ve yürürlükte olan bir İslamabad Mutabakatı taahhüdünden söz edilebilir. Bizim hiçbir taahhüdümüz kalmamıştır. Eğer birileri İran İslam Cumhuriyeti'nden taahhütlerine dönmesini, örneğin Hürmüz Boğazı'nı gemi geçişlerine açmasını talep ediyorsa, bu temelsiz ve dayanaksız bir taleptir. Bizim bu tür talepleri dikkate almamız kesinlikle söz konusu değildir" açıklamasında bulundu.