❝Bağdat yönetimi Şam'a, "Lübnan'daki Şiiler veya Hizbullah, Suriye topraklarından gelebilecek bir tehlikeyle karşılaştığı takdirde, "Suriye'nin Lübnan'a yönelik her hamlesine karşılık Irak'ın da Suriye'ye karşı bir hamle yapabileceğini" açıkça ifade etti.❞
Vefik Kansu
YDH- El-Ahbar analisti Vefik Kansu, Irak'ın Şam'a net bir caydırıcılık mesajı verdiğini, Bağdat'ın, Suriye'nin Hizbullah'a karşı herhangi bir askeri veya siyasi adım atması halinde bunun doğrudan sonuçları olacağını açıkça ilettiğini aktarıyor.
El-Ahbar'ın edindiği bilgilere göre Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, son günlerde Irak hükümetinden Lübnan meselesine müdahil olmaması yönünde bir telkin aldı.
Bu uyarı, Şam'ı Hizbullah ile yaşanacak bir çatışmaya çekmeyi hedefleyen, giderek artan Amerikan ve Suudi baskısının gölgesinde geldi.
İddialara göre Irak'ın ilettiği mesajda, "Suriye'nin Lübnan sahasında atacağı herhangi bir adımın, bizzat Suriye için doğrudan sonuçları olacağı" vurgulandı.
Bağdat yönetimi Şam'a, "Lübnan'daki Şiiler veya Hizbullah, Suriye topraklarından gelebilecek bir tehlikeyle karşılaştığı takdirde Irak'taki direniş gruplarının sessiz kalmayacağını" ve "Suriye'nin Lübnan'a yönelik her hamlesine karşılık Irak'ın da Suriye'ye karşı bir hamle yapabileceğini" açıkça ifade etti.
Kaynaklar, Bağdat'ın, Şam'ın böyle bir sürece dahil olmasının Suriye'nin kendi çıkarlarına aykırı olacağını; ülkenin iç istikrarını zedeleyeceğini ve komşularıyla ilişkilerini düzeltme çabalarına zarar verecek bölgesel güvenlik risklerini doğuracağını belirttiğini aktardı.
El-Şara, Iraklı yetkililere ABD yönetiminin kendisinden Lübnan'daki sürece müdahil olmasını ve Hizbullah'a karşı tavır almasını talep ettiğini, ancak bu isteği geri çevirdiğini anlattı.
Şam'ın Lübnan iç işlerine karışmak veya eski müdahaleci politikalarını canlandırmak gibi bir niyetinin olmadığını vurgulayan el-Şara, şu aşamada önceliklerinin ülkenin istikrarını korumak ve yeni cephelerin açılmasını engellemek olduğunu belirtti.
Aynı süreçte, Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'nin bu ay Şam'a bir ziyaret gerçekleştirmesi bekleniyor.
Görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği, siyasi meseleler ve dini konular masaya yatırılacak. Kaynaklara göre el-Zeydi ve el-Şara, Suriye'ye petrol sevkiyatı, Banias rafinerisi hattının tekrar çalıştırılması ve Irak pazarının Suriye mallarına açılması gibi ekonomik adımları detaylıca ele alacaklar.
Ayrıca Iraklı yetkili, "Suriye'deki Şii nüfusun durumu, haklarının gözetilmesi ve başta Seyyide Zeyneb türbesi olmak üzere kutsal mekânların güvenliğinin sağlanması" konularını görüşecek; buna ek olarak, Şam'ın hedeflediği istikrar ortamıyla uyumlu şekilde, toplumun farklı kesimlerinin devlet kurumlarındaki temsilinin artırılması için izlenecek yöntemleri değerlendirecek.
El-Zeydi'nin el-Şara ile yapacağı görüşmelerde, önceki rejimin yıkılmasının ardından Humus kırsalındaki köylerden göç etmek zorunda kalan Lübnanlı ve Suriyelilerin durumu ele alınacak; bu insanların geri dönüşleri için gerekli koşulların oluşturulması üzerinde durulacak.
Ziyaret programı dâhilinde Emevi Camii ve Seyyide Zeyneb türbesine de uğraması beklenen el-Zeydi'nin, iki ülke arasındaki dini etkileşimi canlandırma projesi kapsamında, türbeye yönelik ziyaretlerin yeniden başlayacağını ve Iraklıların tekrar bölgeye gelmeye başlayacağını açıklaması bekleniyor.
Irak'ın ilettiği bu mesaj, Şam'ı Lübnan meselesinde aktif bir rol almaya zorlamak için artan Amerikan baskısının tam merkezinde yer alıyor.
Konuya yakın kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'nin Hizbullah'a müdahale etmesine dair imalarını, hayata geçirilebilir stratejik seçeneklerden ziyade siyasi bir şov ve medya baskısı olarak yorumluyor.
Aynı kaynaklar, daha önce Türk kanalları ve bölgedeki diğer aktörler aracılığıyla Hizbullah'a ulaştırılan Suriye kaynaklı mesajların, Şam'ın Lübnan iç işlerine karışmakla ilgilenmediğini ve geçmişin defterini kapattığını net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguluyor.
Bu yaklaşım, Suriye'nin böyle bir müdahalesinin ancak Türkiye'nin açık desteğiyle mümkün olabileceği, ancak Ankara'nın İsrail'in bölgedeki nüfuzunu artırabilecek her türlü düzenlemeye şüpheyle yaklaşması nedeniyle bu desteğin sağlanmasının mümkün görünmediği değerlendirmeleriyle de örtüşüyor.
Saha yakından takip eden kaynaklar ise, Irak'ın verdiği mesajın, Seyyid Ali Hamenei'nin Irak'ta düzenlenen görkemli cenaze töreninin ardından şekillenen bölgesel iklimden bağımsız okunmaması gerektiğini belirtiyor.
Bu durum, bölgedeki Şii çevrelerdeki dayanışma ve seferberlik ruhunun somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Söz konusu yorumlara göre, "Suriye'nin Hizbullah ile karşı karşıya geleceği bir çatışma, yalnızca Lübnan veya Suriye ile sınırlı kalmayacak; bölgenin çok daha geniş alanlarına yayılan yeni bir çatışma döneminin habercisi olacaktır."
Çeviri: YDH