Washington, Güney Lübnan'da başlattığı pilot uygulamayla, güvenlik düzenlemelerini Lübnan'ın siyasi ve ekonomik yapısını yeniden şekillendirmeyi hedefleyen daha geniş kapsamlı bir planın parçası haline getiriyor.
YDH- Washington yönetimi, Lübnan'a yönelik yeni "güvenlik planını" yalnızca diplomatik temaslarla değil, sahadaki uygulamalarla da desteklemeye başladı.
Bu kapsamda ABD’nin, Aun-Trump görüşmesinden bir gün önce "yeni girişim" olarak tanımladığı planın ilk pilot aşamasını devreye sokarak, taahhütlerin artık uygulamaya geçirileceği mesajını vermeyi amaçladığı belirtildi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise girişimin sınırlarını açık biçimde ortaya koyarak hedefin, “Lübnan ordusunun ülkedeki silah taşıma yetkisine sahip tek askeri güç haline gelmesi, hükümetin güvenliği sağlaması, istikrarı pekiştirmesi ve ekonomik koşulları iyileştirmesi” olduğunu söyledi.
Bu da ABD planının yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı olmadığını, ekonomik ayağının da bulunduğunu gösteriyor.
Rubio'nun, Lübnan'a ABD'li ve uluslararası yatırımlar çekilmesi için çalışıldığı yönündeki açıklamalarına dikkat çeken uzmanlar, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Furun, Srifa ve Batı Zevter beldelerinde başlattığı pilot bölgenin yalnızca sınırlı bir güvenlik uygulaması olmadığını, Aun'un ziyareti öncesinde Beyrut'a verilmiş doğrudan siyasi bir mesaj niteliği taşıdığını belirtiyor.
Ayrıca, Washington’un, Lübnan yönetiminin teorik taahhütlerden uygulamaya geçmesi halinde somut adımlar atmaya hazır olduğu mesajını verdiğini söylüyorlar.
Bu mesajlar verilirken İsrail'in de müzakerelerde elini güçlendirmek amacıyla Güney Lübnan'daki hava ve topçu saldırılarını yoğunlaştırdığı, böylece siyasi baskıya sahadaki askeri baskıyı da eklemeye çalıştığı belirtildi.