Maariv gazetesinden Avi Aşkenazi'nin aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları, İsrail ile İran arasında doğrudan bir savaş yaşanma olasılığının arttığını ve bu ihtimalin orta ile yüksek seviye aralığına yükseltildiğini değerlendirdi.
YDH - Maariv gazetesinde Avi Aşkenazi imzasıyla yayımlanan habere göre Siyonist rejimin güvenlik kurumları, İsrail ile İran arasında doğrudan savaş yaşanma olasılığının yükseldiğini ve bu ihtimalin artık "orta ile yüksek" seviye aralığında tanımlandığını değerlendirdi.
Güvenlik bünyesindeki üst düzey bir kaynak, mevcut duruma ilişkin yaptığı değerlendirmede mevcut risk tablosunu şu sözlerle aktardı:
"Şu an için spesifik bir şey yok, ancak hazırlıklarımızı ve teyakkuz durumumuzu artırıyoruz."
Haberde, İsrail makamlarının somut ve hedeflenmiş bir tehdit saptamamış olmalarına rağmen tedbirleri sıkılaştırma yoluna gittikleri belirtildi.
Son günlerde rejim ordusunun, çatışmaların İran ile doğrudan bir savaşa dönüşmesi ihtimaline karşı hazırlık seviyesini yükseltmek amacıyla bir dizi operasyonel adımı tamamladığı bildirildi.
Hazırlıkların ana eksenini bu aşamada cephe gerisi savunma tedbirleri oluştururken, İran'ın İsrail'e yönelik olası bir taarruz hamlesine yanıt olarak bu ülke topraklarında operasyon yürütmesi gerekebilecek İsrail Hava Kuvvetlerindeki teyakkuz seviyesi de yükseltildi.
Bununla birlikte haberde, İsrail tarafının mevcut an itibarıyla İran cephesinde savaşı doğrudan İsrail sahasına yayma niyetine işaret eden ani bir askeri hareketlilik saptamadığı kaydedildi.
Ancak ordunun, durum tablosunun çok kısa bir süre içinde değişebileceğini vurguladığı ve bu nedenle durum değerlendirmeleri ile hazırlık adımlarını aralıksız sürdürdüğü aktarıldı.
Sahadaki bu hareketliliğe paralel olarak ABD ordusunun Hürmüz Boğazı bölgesindeki askeri faaliyetlerine devam ettiği belirtildi.
Amerikan askeri harekâtının; İran rejimini zayıflatmak, nükleer programı sekteye uğratmak ve İran'ın elinde kaldığı belirtilen yaklaşık 450 kilogram zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını sağlamak amacıyla başlatıldığı ifade edildi.
Ancak İsrail güvenlik kurumlarının değerlendirmelerine göre İran, Körfez ülkelerinden petrol ve doğalgaz taşıyan tankerlerin ana geçiş güzergâhı konumundaki Hürmüz Boğazı'ndaki deniz seyrüsefer hatlarını engelleyerek üzerindeki baskı dengesini değiştirmeyi başardı.
İran'ın bu hamlesinin, ABD ve bölgedeki müttefikleri üzerinde kayda değer bir ekonomik ve güvenlik baskısı yarattığı vurgulandı.
Amerikan askeri varlığının mevcut süreçte İran'ın güney bölgeleri ile Hürmüz sahasındaki noktasal saldırılara yoğunlaştığı bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın önündeki saatlerde veya günlerde harekâtın kapsamını genişletme yönünde bir karar almasının beklendiği kaydedildi.
Bu olası genişleme kararının, Tahran'daki rejim hedeflerine ve İran genelindeki enerji altyapılarına yönelik daha kapsamlı hava saldırılarını içerebileceği aktarıldı.