Lübnan Dışişleri Bakanı: Hizbullah'ı silahsızlandırmakta kararlıyız

img
Lübnan Dışişleri Bakanı: Hizbullah'ı silahsızlandırmakta kararlıyız YDH

Lübnan Dışişleri Bakanı Recci, hükümetin Lübnan topraklarında devlet otoritesini yeniden tesis etmeye ve Hizbullah'ı silahsızlandırmaya kararlı olduğunu açıkladı.




YDH- Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Recci, Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Aun'un Washington gerçekleştirdiği ziyaretin çerçeve anlaşmasının uygulanmasına önemli bir katkı sunduğunu belirtti.

Recci, hükümetin devletin silah tekelini sağlama ve ülkenin tamamında otoritesini yeniden kurma yolunda kararlı adımlarla ilerlediğini vurguladı.

Fransız Journal du Dimanche gazetesine verdiği röportajda Recci, "Cumhurbaşkanı Jozef Aun’un ziyareti, hassas bölgeler dosyasındaki çıkmazın aşılmasına büyük bir katkı sağladı" dedi.

Sözlerini, "Lübnan ordusu fiilen bu bölgelerin ilkinde konuşlanmaya başladı; bundan sonraki beklentimiz ise bu adımın kesintisiz sürmesi ve ordu kontrolünün güneyin tamamına yayılmasıdır" diyerek sürdürdü.

Recci, ABD'nin himayesinde imzalanan mutabakatı "çerçeve anlaşması" şeklinde nitelendirerek, metindeki her bir maddenin gelecekteki müzakereler için sağlam bir zemin teşkil ettiğini ifade etti. Açıklamalarına şu sözlerle devam etti:

"Lübnan hükümeti, bundan bir buçuk yıl önce Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına ve tüm askeri faaliyetlerinin yasadışı kabul edilmesine karar verdi."

Hükümetin, Hizbullah'ın askeri yapısını tasfiye etmeyi ve silahlarını teslim etmesini zorunlu kılan devlet otoritesini eksiksiz biçimde yeniden tesis etmeye kararlı olduğunu altını çizerek belirtti.

"Mesele kesinlikle Şii mezhebiyle ilgili değil; sorun doğrudan partinin kendisidir" diyerek duruma açıklık getiren yetkili, "partinin askeri ve siyasi kanatlarının birbirinden ayrı tutulması" fikrini reddetti ve "en acil önceliğin silahsızlanma olduğunu" yineledi.

Ayrıca şu değerlendirmede bulundu: 

"Hizbullah askeri anlamda ciddi bir zayıflama yaşadı; balistik füze stokları ise şu an hükümet açısından birincil tehdit konumunda değil, çünkü partinin devlete karşı olası bir isyanı bu tür silahlar üzerinden yürümeyecektir" 

Lübnan tarihinde ilk kez açık bir egemenlik anlayışını benimseyen bir hükümete kavuştuğunun altını çizen Recci, devletin otoritesini yeniden kurma iradesini açıkça ortaya koyduğunu ve Lübnan ordusunun artık gereken kapasiteye ulaştığını dile getirdi.

Konuşmasını şu cümlelerle sürdürdü:

"Lübnan'ın hedefi son derece nettir: Meşru gücün yalnızca devlete ait olduğu gerçeğini hiçbir gölge düşürmeden yeniden tesis etmek ve ordunun tüm sorumluluklarını eksiksiz üstlenmesini sağlamaktır."

Ardından uluslararası topluma bu yoldaki desteklerini sürdürme çağrısında bulundu.

Recci, ABD'nin "İsrail üzerinde nüfuz sahibi olma konusunda en donanımlı aktör" kanaatinde olduğunu belirterek, Washington'ın "Tel Aviv'in Lübnan'a yönelik herhangi bir toprak iddiası veya emeli taşımadığına dair güvence aldığını" ve bu durumun Amerikan arabuluculuğuna duyulan güveni artırdığını ifade etti.

Fransa'nın oynadığı role de değinen yetkili, Paris'in "süreci ileri taşımak adına samimi bir çaba içinde olduğunu" belirterek, anlaşmanın nihai şeklini almasının ardından "devlet kurumlarının güçlendirilmesine, Lübnan ordusunun desteklenmesine, ülkenin yeniden inşasına ve ekonomik canlanmaya" katkı sunmasını temenni ettiğini dile getirdi.

Recci, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

"İşgalden ve yasadışı silahlardan tamamen arınmış, baştan sona yeniden kurulmuş, müreffeh ve demokratik bir Lübnan; turistleri yeniden kucaklayan, komşularıyla ve tüm dünya ile barış içinde yaşayan bir Lübnan diliyoruz."

İlgili Haberler


Makaleler

Güncel