İran: ABD ile görüşme yok, Umman ile temaslar sürüyor

img
İran: ABD ile görüşme yok, Umman ile temaslar sürüyor YDH

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, ABD ile herhangi bir doğrudan müzakere yürütmediklerini belirterek 10 günlük ateşkes iddialarını yalanladı.




YDH - İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, bugün düzenlediği basın toplantısında, şu an için Amerika Birleşik Devletleri ile doğrudan herhangi bir müzakere yürütülmediğini açıkladı.

Bekai, bazı basın organlarında yer alan ve iki taraf arasında 10 günlük bir ateşkes sağlandığını öne süren haberleri yalanladı.

Basın toplantısında konuşan Bekai, "Medyadaki spekülasyonlara itibar etmeyin. Şu anda Amerika ile herhangi bir müzakeremiz bulunmuyor" dedi.

Yürütülen temasların yalnızca Umman Sultanlığı ile yapılan görüşmelerle sınırlı olduğunu belirten Bekai, bu görüşmelerin Hürmüz Boğazı'ndaki gerekli düzenlemelere ve deniz trafiği mekanizmalarına odaklandığını aktardı.

Bekai, "Umman ile iki kıyı devleti olarak deniz trafiğine ilişkin mekanizmalar benimsemeye çalışıyoruz ve bu istişareler halen devam ediyor" ifadesini kullandı.

Körfez ülkelerine ve Ürdün'e tepki

Körfez İşbirliği Konseyi ve Ürdün tarafından son gelişmelere ilişkin yayımlanan ortak bildiriye değinen Bekai, bu ülkelerin ABD'yi kınamak yerine mutabakat zaptı konusunda endişe belirterek İran saldırılarını ihlal olarak nitelendirmesini "bu çağın garipliklerinden biri" şeklinde tanımladı.

Bekai, "Bu ülkelerin ABD'yi mutabakatı ihlal ettiği için kınaması gerekiyordu. Gerçeklerin saptırılması sorunu çözmez" dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Körfez İşbirliği Konseyi'ni ve özellikle "İran'a yönelik askeri saldırıda ABD ile suç ortaklığı ve işbirliği yapma seviyesine gerilediğini" söylediği ülkeleri politikalarını gözden geçirmeye çağırdı. Bekai, "Ürdün, ABD'nin İran'a saldırmak için kendi topraklarını kullandığını inkâr edemez" diye konuştu.

Kuveyt'in açıklamaları ve ABD üsleri

Kuveyt'in ABD Büyükelçisi'nin, ülkesinin İran'a yönelik askeri operasyonlara katılmayacağı ve topraklarının veya hava sahasının bu amaçla kullanılmasına izin vermeyeceği yönündeki açıklamasını değerlendiren Bekai, bu ifadelerin "sahada uygulanması halinde iyi" olduğunu söyledi.

Sözcü Bekai, "Ne yazık ki durum böyle değil. Gerçekte ABD, İran'a karşı savaş suçlarını sürdürmek için Kuveyt'teki askeri üsleri ve orada bulunan tesisleri sürekli olarak kullanıyor" açıklamasını yaptı.

Bölgedeki bazı ülkelerin tutumlarının, ABD askeri operasyonlarına verilen yanıtlarda sorumluluğu İran'a yüklemeye odaklandığını belirten Bekai, bu durumun sahada görülmesi gerektiğini ifade etti ve "ABD'nin bu ülkelerin egemenliğini ve bağımsızlığını ihlal etmesine ve komşu bir Müslüman ülkeye saldırmasına izin verilmemelidir" dedi.

"Savaşın zamanlamasını ABD belirleyemez"

İran'ın, savaşın zamanlamasını veya bitişini belirleyen tarafın ABD olmasına izin vermeyeceğini vurgulayan Bekai, kararın ulusal çıkarlar doğrultusunda Tahran'a ait olduğunu kaydetti.

Bekai, "Bizim için önemli olan ulusal çıkarlarımızdır. Buna ilişkin karar tek boyutlu bir denklem olmayıp birçok değişkene bağlıdır; yolumuzu belirleyen şey milli güvenlik ve ulusal çıkarlardır" şeklinde konuştu.

Açıklamasını sürdüren Bekai, "Savaşın ne zaman başlayacağını veya biteceğini belirleyen Amerika değildir. Çıkarlarımız gerektirdiğinde kaydeden biziz, en uygun araç olarak gördüğümüzde diplomasiye başvuran da biziz. 28 Şubat 2026'da başlayan İran'a yönelik askeri saldırıdan ABD'yi sorumlu tutuyoruz ve bölgedeki bazı ülkelerin bu saldırıya katılımını göz ardı edemeyiz" ifadesini kullandı.

İngiltere'nin yeni hükümetinin tutumunu eleştiren Bekai, yeni yönetimin önceki hükümetle aynı yolu izlediğini, hatta durumun daha da kötüleştiğini söyledi.

Bekai, "ABD ve Siyonist rejimin İran'a yönelik kırk gün süren askeri saldırısı sırasında, ABD'nin İran'a karşı saldırgan operasyonlarını desteklemek için İngiliz askeri üslerini kullandığını biliyorduk ve biliyoruz. Bu durum uluslararası hukuk kurallarına aykırıdır ve BM Şartı'nın ikinci maddesinin dördüncü fıkrasını ihlal etmektedir" dedi.

İngiltere'nin bu konudaki açıklamalarının "uluslararası alanda hukuka aykırı bir eyleme suç ortaklığı yapıldığının itirafı ve kabulü" olduğunu bildiren Bekai, İngiliz hükümetinin bu eylemin hesabını vermesi gerektiğini söyledi.

Hürmüz Boğazı ile ilgili olarak Bekai, "İngiltere'nin veya diğer tarafların bu meseleye herhangi bir müdahalesi durumu karmaşıklaştırmaktan başka bir işe yaramayacak ve sorunun çözümüne katkıda bulunmayacaktır" dedi.

İngiliz yetkililere ASEAN zirvesinde Lüksemburg Dışişleri Bakanı'nın yaptığı açıklamaları inceleme çağrısında bulunan Bekai, Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut durumun sebebinin ABD ve ordusunun İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik saldırısı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.

Bekai, "Hürmüz Boğazı 29 Mart'tan önce açıktı. Mevcut durumun ABD ve Siyonist rejimin İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı gerçekleştirdiği saldırgan eylemden başka bir nedeni yoktur" diye konuştu.

Hazar Denizi'ndeki gemi saldırısı

Ukrayna'nın Hazar Denizi'nde bir İran gemisini hedef almasını yanıt kalmayacak "tehlikeli bir macera" olarak nitelendiren Bekai, "Ukrayna'yı desteklediğini iddia eden tüm taraflar sorumlu olacaktır" dedi.

Ukrayna Devlet Başkanı'nın tutumununBirinci Dünya Savaşı sırasında tehlikeli eylemler gerçekleştiren anarşistlerin davranışlarını hatırlattığını belirten Bekai, "Bu eylemin uluslararası denklemlerde büyük olmayan bir ağırlığı sergileme girişiminden ibaret olduğu ve bu düzeyde kalacağı kesin olarak söylenemez. Sonuçları kaçınılmaz olarak sizi etkileyecektir" ifadelerini kullandı.

Tahran'ın Hazar Denizi'ne kıyısı olan ülkelerin bu eylemden memnun olmadığını bildiğini belirten Bekai, Kiev rejiminin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Irak sınırı ve güvenlik işbirliği

ABD medyasında, Irak Başbakanı'nın Tahran'a yaptığı son ziyaret sırasında ABD'den İran'a bir mesaj ilettiğine dair çıkan haberlerle ilgili soruya yanıt veren Bekai, ülkesinin tutumunun Irak hükümetinin bu iddiaları yalanlayan açıklamasıyla örtüştüğünü söyledi.

Bekai, "Tutumumuz, Saygıdeğer Irak Başbakanı ve ofisi tarafından açıklanan tutumla aynıdır. Bu konuya açıkça yanıt verdiler, bizim tutumumuz da aynıdır" diyerek İran ile Irak arasındaki görüşmelerin sınır güvenliği, terörle mücadele ve silahlı gruplarla mücadele alanındaki işbirliğine odaklandığını açıkladı.

Bekai, "Irak hükümeti ve Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki ilgili makamlarla işbirliği içinde, ortak sınırların güvenli olmasını ve terör gruplarının her türlü hareketinden arındırılmasını sağlamak için çaba gösteriyoruz" dedi.



Makaleler

Güncel