Yemen Suudi petrol sistemine baskıyı artırdı

img
Yemen Suudi petrol sistemine baskıyı artırdı YDH

Sana güçleri, Suudi petrol altyapısına yönelik yeni saldırısıyla Riyad'ın enerji ihracatını hedef alan baskıyı bir üst aşamaya taşıdı.




YDH- Sanaa güçleri, Suudi Arabistan'a yönelik tırmanışın dozunu yükselterek son saatlerde ülkenin doğusundaki petrol sahalarından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na günde yaklaşık 7 milyon varil ham petrol taşıyan ve "Doğu-Batı" boru hattı olarak bilinen ana ikmal hattının iletim ve dönüşüm istasyonlarını hedef alan yeni bir saldırı düzenledi.

Sanaa güçleri sözcüsü Tuğgeneral Yahya Seri'nin pazartesi akşamı duyurduğu operasyonda düşük maliyetli insansız hava araçları kullanıldı. Operasyona füze kuvvetlerinin katılmaması, hedef alınan noktaların farklı bölgelere dağılmış olduğunu ve bu hedeflerin vurulması için balistik füze kullanımına ihtiyaç duyulmadığını gösterdi.

Operasyonda, Suudi Arabistan'ın doğu bölgesinden Yanbu Limanı'na uzanan ham petrol nakil sistemiyle bağlantılı hedefler vuruldu ve "Suudi düşmanına ait insansız hava araçlarının Yemen hava sahasını ihlal etmesine" karşılık gerçekleştirildi.

Her ne kadar Sanaa'nın açıklamasında "Doğu-Batı" boru hattının adı doğrudan anılmasa operasyon, Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle Basra Körfezi limanlarından petrol ihracatının durmasının ardından Suudi ham petrolünün ana taşıma güzergâhı haline gelen bu sistemin kritik unsurlarını hedef aldı.

Saldırı 2019 yılında Sanaa güçlerinin Aramco'ya ait Hurays ve Abkayk'taki ana petrol pompalama istasyonlarını on İHA ile hedef aldığı ve "İkinci Caydırıcılık Operasyonu" adını verdiği saldırıyı hatırlattı.

Söz konusu operasyonda yaklaşık 5,7 milyon varillik, yani Suudi Arabistan'ın günlük petrol üretiminin yaklaşık yüzde 50'sine denk gelen ihracat geçici olarak durmuş, ayrıca petrole eşlik eden günlük 2 milyar fit küp doğal gaz üretimi de kesintiye uğramıştı.

Sanaa: Petrol tesisleri artık askeri hedef

El-Ahbar'a konuşan Sanaa'daki askeri bir kaynak, son operasyonun "Suudi Arabistan'ın hayati petrol tesislerinin artık askeri hedef listemizde bulunduğunu teyit ettiğini" söyledi.

Kaynak, saldırının Riyad'a "petrol ve doğal gaz tesislerini Yemen saldırılarından koruyamayacağı" yönünde açık bir mesaj verdiğini belirterek, Suudi Arabistan'ın bölge ülkeleri, ABD veya başka aktörlerle kurmaya çalıştığı hiçbir askeri ittifakın kendisini "Yemen'in öfkesinden" koruyamayacağını vurguladı.

Aynı kaynak, Sanaa güçlerinin Suudi petrol nakil sistemini ülkenin en doğusunda, Yemen'e 1500 kilometreden fazla uzaklıktaki bölgede hedef alabilmesinin, ülkenin herhangi bir noktasını vurabilecek kapasiteye sahip olduklarını gösterdiğini ifade etti.

Kaynağa göre Suudi Arabistan, ancak Sanaa'nın taleplerini koşulsuz biçimde kabul etmesi halinde bu tür saldırılardan kaçınabilecek. Bu talepler arasında deniz ve hava ablukasının kaldırılması, kamu çalışanlarının maaş dosyasının hızla çözülmesi, tazminatların ödenmesi, Yemen topraklarından çekilmek, milislerin dağıtılması ve "terör örgütlerine" verilen desteğin kesilmesi yer alıyor.

Son saldırı, Sanaa güçlerinin Suudi Arabistan'a ait gemilere Kızıldeniz ve Babülmendep'te uyguladığı deniz ablukasının ilk haftasında Yanbu Limanı'ndaki trafiğin yüzde 50 azaldığı yönündeki bilgilerle aynı döneme denk geldi.

Askeri kaynaklar, Kızıldeniz'den geçişi engellenen petrol tankeri ve gemi sayısının önceki akşam itibarıyla 16'ya yükseldiğini bildirdi.

Sanaa güçlerinin geçen cumartesi Cizan ve Yanbu'daki Aramco tesislerine düzenlediği saldırı özellikle Suudi Arabistan ve Körfez borsalarında ciddi dalgalanmalara yol açtı. Doğu ile batı bölgelerini birbirine bağlayan petrol nakil hattının hedef alınması ise Yanbu üzerinden yapılan petrol ihracatını tamamen durdurabilecek nitelikte oldu.

Riyad saldırının Irak'tan yapıldığını öne sürdü

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ise dün yaptığı açıklamada, doğu bölgesi ile Riyad'daki petrol tesislerini hedef alan çok sayıda İHA'nın hava savunma sistemleri tarafından önlendiğini duyurdu.

Bakanlık Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, Suudi Arabistan'ın uygun zaman ve yerde karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu belirterek saldırının Irak topraklarından gerçekleştirildiğini iddia etti.

Maliki'nin saldırının arkasında Sanaa güçlerini açıkça suçlamaktan kaçınması, Riyad'ın gerilimi düşürme isteğinden ziyade Yemen'deki askeri tırmanışı İran'la ilişkilendirme ve bunun, Yemenlilerin meşru talepleriyle bağlantısı bulunmadığı izlenimini oluşturma çabasından kaynaklanıyor.

Suudi Arabistan'ın daha önce Yemen'e yönelik ablukanın sorumluluğunu reddetmiş ve Mart 2015 sonunda Yemen'e karşı başlatılan savaşın liderliğini üstlenmediğini savunmuştu.

Buna karşılık Sanaa Dışişleri Bakan Yardımcısı Abdulvahid Ebu Ras, resmi SABA ajansına yaptığı açıklamada son operasyonun Suudi petrol sektörü üzerinde büyük sonuçlar doğuracağını söyledi.

Ebu Ras, Suudi Arabistan'daki yatırımcılara ülkeden çekilmeleri çağrısında bulunarak, "Suudi Arabistan artık güvenli bir yatırım ortamı değil; orta ve uzun vadede de güvenli olmayacak." dedi.

Suudi ekonomisinin yönetimin "saldırgan politikaları" nedeniyle kan kaybettiğini savunan Ebu Ras, "İstikrarlı ve gelişen bir ekonomik ortam arayanlar, başkalarına karşı suç işlemekten kaçınmalıdır." ifadelerini kullandı.