Atlantic Council'in raporu, Mısır, Katar ve Türkiye'nin baskısıyla silahsızlanmayı müzakere eden Hamas'ın taahhütlerindeki belirsizliklerin sürdüğünü, olası anlaşmanın ise ancak ABD'nin taraflar üzerindeki sürekli baskısıyla hayata geçirilebileceğini ortaya koyuyor.
YDH ― Atlantic Council'in yayımladığı yeni rapor, Hamas'ın silahsızlanma taahhüdünün belirsiz kaldığını ve olası anlaşmanın kaderinin ABD'nin taraflar üzerindeki baskısını sürdürmesine bağlı olduğunu ortaya koydu.
Scowcroft Ortadoğu Güvenliği Girişimi'nin hazırladığı çalışma, sahadaki bağımsız uzmanlar ve eski müzakereciler ile CIA, ABD Dışişleri Bakanlığı ve İsrail Başbakanlığı'nda görev yapmış eski yetkililerle gerçekleştirilen görüşmelere dayanarak, 2023-2026 dönemine ait 14 müzakere metnini karşılaştırmalı olarak analiz etti.
Uzmanlar üç kritik noktaya dikkat çekiyor:
1- Hamas’ın elindeki hafif silahların (AK-47, tabanca) da teslim edilip edilmeyeceği muğlak,
2- İsrail, Hamas tamamen silahsızlanana kadar Gazze’den çekilmeye direnecek ancak Trump’ın baskısı Netanyahu’yu zorlayacak
3- Aanlaşmanın uygulanması için uluslararası istikrar gücü (ISF) şart ancak bu güç şu anda sadece 200 kişiden ibaret ve konuşlandırılması için önce ateşkes ve silahsızlanma gerekiyor.
Hamas tam olarak neyi kabul etti?
Rapora göre Hamas, ağır silahların yanı sıra hafif silahları da bırakmayı kabul edip etmediğini netleştirmedi.
Hamas yetkilileri, anlaşmayı İsrail’in askeri faaliyetlerini durdurması ve uluslararası güç konuşlandırılması şartına bağlıyor.
Scowcroft Girişimi Direktörü Jonathan Panikoff, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Muğlaklık, anlaşmanın ilan edilmesine olanak tanıyor ancak taraflar neyi taahhüt ettiği konusunda hemfikir değilse, hiçbir açıklama sahada değişiklik yaratmaz.”
Bu anlaşma neden şimdi gündeme geldi?
Trump, İran savaşında saplanıp kaldığı bir dönemde dış politika zaferine ihtiyaç duyuyor.
Hamas ise Mısır, Katar ve Türkiye’nin baskısıyla, mali desteğini kaybettiği İran’dan uzaklaşarak siyasi talihini tersine çevirmeyi umuyor.
Eski CIA yetkilisi Alan Pino, şunları söyledi:
“Hamas’ın tam silahsızlanmaya sadık kalıp kalmayacağı belirsiz. İsrail ise Trump’ı kızdırmamak için anlaşmaya uymak zorunda kalacak.”
Anlaşmanın uygulanması ne gerektirecek?
Aynı anda birden fazla adımın gerçekleşmesi gerekiyor: Hamas silahları teslim edecek, İsrail çekilecek, uluslararası güç konuşlanacak. Taraflar arasındaki güven sıfır.
Eski Dışişleri Bakanlığı müsteşar yardımcısı Jennifer Gavito şu uyarıda bulundu:
“Sıralama (çekilme vs. silahsızlanma) neredeyse imkânsız bir sorun. Bu girişim ancak ABD ve ortaklarının sürekli baskısıyla başarıya ulaşabilir.”
Bu durum Trump’ın 20 maddelik planını ne anlama geliyor?
Silahsızlanma anlaşması, 20 maddelik plan için bir adım ama bitiş çizgisi değil.
İsrail, Hamas’ın on binlerce AK-47’yi teslim edeceğine dair maddenin eksikliğine itiraz edecek.
Eski İç Güvenlik Bakanlığı yetkilisi Thomas S. Warrick şöyle konuştu:
“Herkesin herkes üzerinde baskı kurması şart. Öncelik, uluslararası istikrar gücü için gereken 5 bin askerin temin edilmesi.”
Bu gelişme Hamas’ın Gazze kontrolü açısından ne ifade ediyor?
Hamas, uluslararası güç konuşana kadar Gazze’deki tam kontrolünü sürdürecek.
Grubun silahsızlanması, uzun vadeli bir ateşkesten öteye gitmeyebilir, çünkü Hamas İsrail’i tanımıyor ve silahlı direnişi kimliğinin merkezinde tutuyor.
Realign For Palestine Direktörü Ahmed Fuad el-Hatib, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Silahlar ve direniş olmadan Hamas var olamaz. Siyasi değişim olmadan silahsızlanma, geçici bir durdurma anlamına gelir.”
Bu durum Gazzeliler için ne anlama geliyor?
70 binden fazla ölü, yıkılmış şehirler ve devam eden işgal altındaki Gazzeliler, bu anlaşmaya ihtiyatla yaklaşıyor.
Eski büyükelçi Gina Abercrombie-Winstanley şöyle dedi:
“Gazzeliler Netanyahu’yu tanıyor. ABD’nin sürekli baskısı olmadan İsrail çekilmeyi uygulamayacaktır.”
Ayrıca Abercrombie-Winstanley, şu ifadeleri kullandı:
“Hamas'ın silahları ne yardımı artırabilir, ne sınır kapılarını açabilir, ne sağlık hizmeti sağlayabilir, ne enkaz kaldırabilir ne de okulları, hastaneleri ve evleri yeniden inşa etmek için malzeme getirebilir. Gazzeliler, Hamas'ın silahları bir Filistin yönetim organına devretmesinin, İsrail tarafından da Filistinlilerin günlük olarak öldürülmesini durduracağını umabilirler.”
Bu durum İsrail için ne anlama geliyor?
İsrail, Hamas’a güvenmiyor ve tam silahsızlanma gerçekleşene kadar çekilmeye yanaşmıyor.
Netanyahu, aşırı sağın baskısıyla Trump arasında sıkıştı.
Eski İsrail başbakanı danışmanı Shalom Lipner şöyle konuştu:
“Netanyahu, Trump’ın asgari beklentilerini karşılamaya çalışırken Hamas’ın anlaşmayı boğazlamasını bekleyecek. Seçimler yaklaşıyor.”
Körfez ülkelerinin tepkisi ne olur?
Körfez başkentleri, şüpheci olsalar da anlaşmayı nadir bir iyi haber olarak memnuniyetle karşılayacak.
Katar arabuluculuk rolünü pekiştirirken, Suudi Arabistan ve BAE, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinden rahatsız.
Orta Doğu Entegrasyonu Projesi Direktörü Allison Minor, şu yorumu yaptı:
“Bazı Körfez ülkeleri, uygulama yükümlülüğünün İsrail’in üzerine yıkılmasından memnun.”
Bu durum Ortadoğu dinamikleriyle nasıl örtüşüyor?
Anlaşma uygulanırsa, Arap-İsrail entegrasyonu ve Filistin devleti yolunda ilerleme sağlanabilir.
Eski ABD İsrail Büyükelçisi Daniel B. Shapiro şu uyarıda bulundu:
“Sekteye uğramış bir uygulama, Gazzelileri perişan, İsraillileri dirençli ve bölgeyi yerinde saymaya mahkum eder. Sabote ediciler çok: Hamas geri adım atabilir, İsrail direnebilir, İran baltalamaya çalışır.”
Trump yönetimi bu çabayı nasıl değerlendiriyor?
Hamas silahsızlanmayı kabul ettiyse, bu Trump için önemli bir zafer.
Ancak Hamas, İsrail’in çekilmesini ve yardım girişini doğrulanabilir ön şart olarak koşarken, silahsızlanma neredeyse doğrulanamaz.
Bu, Hamas’ın topu İsrail’e atması anlamına geliyor.
Jonathan Panikoff, bu soruya da yanıt vererek şunları söyledi:
“Diplomasi budur. Ancak ilerlemenin anlamlı bir göstergesi olarak bu anlaşma, Trump’ın çabalarının bir başarısıdır.”