Hizbullah Milletvekili Fadlallah, İsrail'in güneydeki saldırılarının yol açtığı yıkımla mücadelenin öncelikle Lübnan devletinin sorumluluğunda olduğunu belirterek, Güney meselesinin ulusal bir konu olduğunu vurguladı.
YDH ― Hizbullah'ın parlamentodaki bloğunun milletvekili Hasan Fadlallah, İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarının sonuçlarıyla mücadele etmenin öncelikle devletin sorumluluğunda olduğunu belirterek, Güney meselesinin tüm Lübnan'ı ilgilendiren ulusal bir konu olduğunu söyledi.
Fadlallah, Hizbullah'ın saldırılardan etkilenenlerin mağduriyetini gidermek için tüm imkânlarını seferber ettiğini, bununla birlikte devlet kurumlarının da sorumluluklarını yerine getirmesi için baskı oluşturduklarını ifade etti.
Güney'de yaşananların herhangi bir partiye ya da mezhebe ait bir mesele olmadığını vurgulayan Fadlallah, İsrail'in yürüttüğü saldırıları "sivil yaşamın sistematik biçimde yok edilmesi" olarak nitelendirdi.
Bu tabloya karşı verilecek mücadelenin tüm Lübnanlıları ortak bir hedef etrafında birleştirmesi gerektiğini dile getirdi.
Asıl sorumluluğun devlete ait olduğunu söyleyen Fadlallah, Lübnanlı yetkililerin imzaladığı anlaşmanın ülkeye herhangi bir kazanım sağlamadığını, buna karşılık İsrail'e avantaj sunduğunu ve ABD diplomasisi açısından bir başarı niteliği taşıdığını savundu.
Fadlallah ayrıca, ABD'nin Lübnanlı yetkililere İsrail'in Ekim ayında yapılacak seçimlerden önce işgal altındaki Lübnan topraklarının hiçbir bölümünden çekilmeyeceğini ilettiğini öne sürdü.
İsrail'in askeri, güvenlik, ekonomik, siyasi ve medya alanlarında baskısını sürdürdüğünü belirten Fadlallah, bu nedenle Lübnan'ın fiilen hâlâ savaş koşulları içinde bulunduğunu söyledi.
İsrail'in temel hedefinin ise Lübnan halkını yıldırmak, köylerine dönüşü engellemek ve yeniden inşa sürecini durdurmak olduğunu ifade etti.
İran'ın yürüttüğü dolaylı müzakerelere de değinen Fadlallah, Hizbullah'ın "toprakların kurtarılması için her türlü yöntemi kullanmaya devam edeceğini" belirtti.
İsrail'in ne kadar yıkım gerçekleştirirse gerçekleştirsin bu topraklarda kalıcı olamayacağını savundu.
Yerlerinden edilen ailelere destek sağlamak ve yeniden inşa çalışmalarına katkıda bulunmak için "gece gündüz" çalıştıklarını söyleyen Fadlallah, Hizbullah'ın yardımların ulaştırılmasını engellemeyi amaçlayan bir "Amerikan kuşatmasıyla" karşı karşıya olduğunu iddia etti.
Buna rağmen krizin etkilerini azaltmak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.
Devletin vatandaşlarına karşı sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini yineleyen Fadlallah, çalışmalarını iki eksende yürüttüklerini kaydetti.
Buna göre Hizbullah ve Emel Hareketi aracılığıyla devlet kurumlarının görevlerini yerine getirmesi için girişimlerde bulunduklarını, diğer yandan ise partinin kendi imkânlarını halkın ihtiyaçları doğrultusunda seferber ettiğini söyledi.
Fadlallah şu sözlerle açıklamasını tamamladı:
"Hizbullah'ın sahip olduğu her şey halkına aittir ve onların hizmeti içindir. Çünkü halkın yaptığı fedakârlıkların karşılığı hiçbir şekilde ödenemez."