ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik planlanan saldırıyı iptal ettiğini açıklaması, Washington rejiminin askeri maliyetler, bölgesel savaş riski ve olası anlaşma arayışı arasında yeni bir denge aradığını ortaya koydu.
YDH ― El-Meyadin'in haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik planlanan geniş çaplı askeri saldırıyı iptal etti.
Washington'un geri adımında olası anlaşma zemini, Hürmüz Boğazı, bölgesel savaş riski ve uzun süreli çatışmanın maliyetine ilişkin hesapların etkili olduğu değerlendiriliyor.
╰┈➤ Amerika, İran'da stratejik yenilgiye doğru gidiyor
╰┈➤ Suudilerden Trump'a İran uyarısı
Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, Tahran’ın saldırının durdurulmasını talep ettiğini ve iki tarafın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ile İran’ın nükleer tehdidinin sona erdirilmesi de dahil olmak üzere bir anlaşmanın şartları üzerinde uzlaştığını belirtti.
Aynı paylaşımda İsrail’in de bu taahhüdü paylaştığını kaydetti.
Trump’ın bu açıklaması, ABD’li yetkililerin Washington ile Tel Aviv’in İran enerji altyapısına karşı en yoğun bombalama harekatına hazırlandıkları yönündeki açıklamalarının ardından geldi.
Bu çerçevede ABD Dışişleri Bakanlığı, Ortadoğu’daki vatandaşlarına hava sahası kapanmaları ve uçuş aksamaları olasılığına karşı uyarıda bulundu.
Bakanlık, bölgeyi terk etmeyi düşünmeleri ya da kısa süre içinde ayrılmaya hazırlanmaları çağrısı yaptı.
NBC News’in bir haberine göre, seyahat uyarılarının yapılması, çatışmanın giderek genişleyen kapsamına ilişkin endişeleri yansıtmanın yanı sıra “azami baskı” stratejisiyle tutarlı, rutin bir prosedür olarak değerlendiriliyor.
İsrail ise askeri harekatın yeniden başlaması beklentisiyle alarm seviyesini yükseltti.
İsrail gazetesi Jerusalem Post, iki İsrail kaynağına dayandırdığı haberinde, İsrail’in Trump’ın İran’a karşı daha geniş çaplı bir saldırı emri vermeye hazırlandığına inandığını ve nihai kararının beklendiği için azami alarm durumunun sürdüğünü bildirdi.
İran haber ajansı Mehr’in aktardığına göre, İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Tahran’ın saldırganlık tamamen yenilgiye uğratılana kadar direniş ve kararlılık yaklaşımını hem sahada hem de siyasi olarak sürdürme kararlılığını teyit etti.
Açıklamada, ABD’nin İran limanlarına ve ticari gemilerine yönelik deniz ablukasını sürdürerek, saldırılar düzenleyerek ve ekonomik baskıyı artırarak 18 Haziran tarihli memorandumu ihlal ettiği vurgulandı.
Ablukanın BM Genel Kurulu’nun 3314 sayılı kararı uyarınca bir saldırganlık eylemi ve BM Şartı’nın ihlali olduğu belirtildi.
İran silahlı kuvvetlerinin ise meşru müdafaa hakkını kullanarak tam güçle savunma saldırılarına devam ettiği ifade edildi.
Durumu analitik bir çerçevede değerlendiren Çin gazetesi Global Times, Lanzhou Üniversitesi Afganistan Çalışmaları Merkezi Direktörü Zhou Yongbyo’nun şu değerlendirmesine yer verdi:
“Amerikan tereddüdü yapısal çelişkilerden kaynaklanıyor; Washington askeri teçhizatının gücünün farkında ancak uzun süreli bir çatışmaya sürüklenmenin risklerinden ve maliyetlerinden korkuyor, bu da yetenekleri, stratejik hedefleri ve elde edilen sonuçlar arasındaki uçurumu derinleştiriyor.”
Zhou, Trump’ın “azami baskı” ve İsrail baskısına dayalı yaklaşımının, Pentagon’un gerçek niyetlerini bilmediği dış politikada kafa karışıklığını ve tereddütü artırdığını açıkladı.
Zhou ayrıca Batı’nın İran halkının birlik olma gücünü, azmini ve seferberlik kabiliyetini hafife alırken, yabancı askeri müdahalenin etkinliğini abartmasının yanlış olduğunu vurguladı.