İran, Umman'la Hürmüz Boğazı'nda yeni bir deniz rotası oluşturulması için müzakerelerin sürdüğünü açıklarken, boğazın savaş öncesi düzene dönmeyeceğini bildirdi.
YDH- İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, İran ile Umman arasında yürütülen görüşmelerin yalnızca iki ülkeyi ilgilendirdiğini, başka hiçbir tarafla bağlantılı olmadığını belirterek müzakerelerin iki aydır sürdüğünü ve son turunun son yedi-sekiz gün içinde gerçekleştirildiğini açıkladı.
Bekai, görüşmelerin İran'ın çıkarlarını güvence altına alacak bir mekanizma oluşturmayı amaçladığını, Umman tarafının yapıcı bir tutum sergilediğini ve müzakerelerin ilerleme kaydettiğini söyledi.
ABD'nin tehdit ve müdahalelerinin müzakerelerde hiçbir rol oynamadığını, aksine süreci sekteye uğrattığını belirten Bekai, Tahran'ın diplomasiyi hem uyarı hem de açıklama aracı olarak kullandığını ifade etti.
Bekai ayrıca İngiltere, Bulgaristan ve Ukrayna'nın İran'a, kendisine karşı yürütülecek herhangi bir savaşa katılmayacaklarını bildirdiklerini açıkladı.
Hürmüz Boğazı için yeni rota planı
Bekai, Hürmüz Boğazı'ndaki durumun savaş öncesine dönmeyeceğini vurgulayarak, İran ile Umman'ın kuzey ve güney güzergâhlarından farklı, iki tarafın da üzerinde uzlaşacağı yeni bir deniz rotası oluşturmayı planladığını söyledi.
Söz konusu güzergâhın her iki ülkenin egemenlik haklarını koruyacağını, aynı zamanda İran'ın ulusal güvenliği ile çıkarlarını güvence altına alacağını ifade eden Bekai, mutabakat zaptının beşinci maddesi uyarınca Hürmüz Boğazı'nın geleceğinin İran tarafından Umman'la istişare içinde ve bölge ülkeleriyle diyalog yoluyla yönetilmesinin öngörüldüğünü belirtti.
Bekai, mutabakatın uygulanmaya başlanmasının ardından geçen ilk 22-23 gün boyunca boğazın kuzey rotasının tamamen güvenli olduğunu ve gemi trafiğinin normal şekilde sürdüğünü, ancak deniz trafiğinin savaş öncesi düzene dönmesi için tanınan 30 günlük sürenin dolmasına kısa süre kala "saldırgan tarafın" İran'a yeniden saldırdığını söyledi.
İranlı sözcü, Umman ile yürütülen Hürmüz görüşmelerinin boğazın açılması veya kapatılmasıyla ilgili olmadığını, boğazın kapanmasının ise ABD'nin engellemeleri ve uygulanan deniz ablukasının sonucu olduğunu ifade etti.
"ABD'ye destek veren herkes meşru hedef olur"
Bekai, bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrarlarını savunmasının hem hakları hem de sorumlulukları olduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Pakistan ve Türkiye ile yaptığı temaslarda Washington'a, İran'a yönelik herhangi bir saldırının karşılıksız kalmayacağı mesajının iletildiğini söyledi.
İranlı sözcü, "Tüm dost ve komşu ülkeler şunu bilmelidir ki ABD'nin İran altyapısına yönelik herhangi bir saldırısının sonuçları herkesi etkileyecektir." dedi.
Bekai, ABD'nin İran'a yönelik saldırısına destek veren veya bu saldırıya ortak olan her ülkenin İran'ın meşru müdafaa hakkı kapsamında karşılık vereceğini belirterek, saldırgan tarafa askeri üslerini ya da lojistik imkânlarını tahsis eden ülkelerin de saldırgan tarafın safında değerlendirileceği uyarısında bulundu.
İran'ın ABD'li yetkililerin tehditleri nedeniyle tutumundan geri adım atmayacağını vurgulayan Bekai, son iki yılda benzer tehditlerin iki fiili savaşa dönüştüğünü ancak Washington'un hiçbir hedefini gerçekleştiremediğini söyledi.
ABD'nin yeni bir maceraya girişmesi halinde uygun karşılığı alacağını belirten Bekai, "Amerikalılar yeni bir maceraya kalkışırsa kesinlikle gerekli cevabı alacaktır. ABD'li yetkililerin tehditleri İran İslam Cumhuriyeti'nin çıkarlarına zarar veremeyecektir." ifadelerini kullandı.
Bekai'nin açıklamaları, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını yeniden başlatmasının ardından Tahran'ın bölgedeki Amerikan üslerine yönelik misilleme operasyonlarını sürdürdüğü bir dönemde geldi.