Eski Pentagon yetkilisi: ABD'nin İran açmazının çözümü Somaliland

img
Eski Pentagon yetkilisi: ABD'nin İran açmazının çözümü Somaliland YDH

Eski Pentagon yetkilisi Michael Rubin, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısının ABD Donanması'nın lojistik hatlarını zora soktuğunu belirterek, Washington'un çıkış yolunun Somaliland'ı tanımaktan geçtiğini söylüyor.




YDH- Michael Rubin'in Middle East Forum'da yayımlanan analizinde, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısının ABD Donanması'nın ikmal zincirini “ciddi biçimde” zorladığı öne sürülürken, Washington'un bu sorunu aşabilmesi için Somaliland'ı tanıması ve Berbera Limanı'nı yeni lojistik merkezi haline getirmesi gerektiği savunuldu.

Eski Pentagon yetkilisi Rubin, ABD'nin İran'a yönelik askeri baskıyı artırmasına rağmen donanmanın operasyonel sürdürülebilirliğinin giderek “daha kırılgan” hale geldiğini belirterek, Umman'ın son dönemde izlediği tutumun Washington'u yeni üs ve ikmal arayışına zorladığını söyledi.

ABD Donanması'nın denizde gerçekleştirdiği yakıt ve ikmal operasyonları, uçak gemilerinin savaş kabiliyetini koruması açısından “hayati” önem taşıyor. Nükleer enerjiyle çalışan uçak gemileri yakıt ikmali gerektirmese de savaş uçaklarının jet yakıtına, mürettebatın ise düzenli gıda ve diğer lojistik desteğe ihtiyaç duyduğu ifade ediliyor.

Bu nedenle ikmal gemilerinin “güvenli” limanlara erişimi, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını sürdürebilmesi açısından “kritik” önem taşıyor.

ABD bugüne kadar Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'daki limanları kullanıyordu. Ancak bu ikmal ağının artık “büyük ölçüde” işlemez hale geldiği öne sürülüyor.

Trump rejimi, İran'ın deniz ulaşımına ve sivil altyapıya yönelik saldırılarını gerekçe göstererek George H.W. Bush ve Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grupları ile Boxer Amfibi Hazır Grubu'nu Umman Denizi'nin kuzeyine sevk etti. Buna rağmen bu filoların ikmalinin giderek “zorlaştığı” belirtiliyor.

Hürmüz ikmal hattını zorluyor

İkmal gemileri büyük olmalarına rağmen hafif silahlı platformlar oldukları için Hürmüz Boğazı'ndan geçerken İran'ın balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarına açık hale geliyor.

Bahreyn ya da Cebel Ali'de ikmal yapan tankerlerin Hürmüz'den geçmek zorunda kalması, ticari gemilerin karşı karşıya bulunduğu risklerin aynısını ABD Donanması için de doğuruyor.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin Füceyre Limanı Hürmüz dışında bulunmasına rağmen geçmişte İran misillemelerinin hedefi oldu. Rubin, İran Devrim Muhafızları'nın 2019 yılında limandaki gemileri iki kez mayınladığını iddia ediyor.

Bu nedenle ABD'nin geriye yalnızca Umman seçeneğinin kaldığını savunan Rubin, Washington'un uzun süredir Salalah ve Dukm limanlarını ikmal ve liman ziyaretleri için kullandığını, bunun Umman ekonomisine milyonlarca dolar kazandırdığını belirtiyor.

12 Temmuz 2026'da İran Devrim Muhafızları'nın Dukm'a füze ve İHA saldırısı düzenlediğini açıklamasının ardından İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, hedef alınan şirketin Amerikan savaş gemilerine hizmet verdiğini söyledi.

Rubin, bu saldırının ardından Umman yönetiminin ABD ile yaptığı sözleşmeyi iptal ettiğini öne sürerek bunun Washington açısından yeni bir “lojistik kriz” yarattığını kaydediyor.

Rubin'den Somaliland önerisi

Rubin, mevcut şartlarda ABD Donanması'nın yeni bir ikmal merkezi bulmak zorunda olduğunu savunuyor.

Pakistan'ın Karaçi Limanı büyük bir tesis olmasına rağmen ülkenin giderek Çin'e yaklaştığını ve "Amerikan karşıtı" bir çizgi izlediğini ileri süren Rubin, Pakistan'ın el-Kaide'ye desteğini sürdürdüğünü iddia ederek burada yeni bir üs kurulmasının riskli olacağını dile getiriyor.

Kenya'nın Mombasa Limanı da alternatifler arasında gösteriliyor. Ancak Nairobi yönetiminin Washington ile Pekin arasında denge politikası izlediği ve ABD'ye kalıcı lojistik destek vermeye istekli olmayabileceği belirtiliyor.

Buna karşılık Somaliland'ın Berbera Limanı'nın güvenli, derin suya sahip olması ve Etiyopya'ya uzanan kara bağlantısıyla öne çıktığını belirten Rubin, ABD'nin artık Somali'nin toprak bütünlüğünü esas alan politikasını terk etmesi gerektiğini savunuyor.

Rubin'e göre ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Mogadişu yönetimini desteklemeyi sürdürmek yerine Somaliland'ı tanımalı. Bunun “hem ahlaki hem de stratejik açıdan” doğru bir adım olacağını ileri sürüyor.

Pentagon'un kısa süre önce ABD Afrika Komutanlığı Komutanı Orgeneral Dagvin Anderson'ın "Tek Somali" politikasını destekleyen açıklamalarını internet sitesinden kaldırmasını da bu yönde bir işaret olarak yorumluyor.

Berbera'daki mevcut sınırlı Amerikan askeri varlığının yeterli olmadığını savunan Rubin, ABD'nin burada daha kapsamlı bir lojistik merkez kurması, hem ikmal operasyonlarını yönetmesi hem de İran veya Sanaa yönetimine bağlı Yemen ordusunun olası füze ve İHA saldırılarına karşı hava savunması konuşlandırması gerektiğini dile getiriyor.

Analizini sert ifadelerle tamamlayan Rubin, Umman'ı "korkaklık" ve "şantaja açık olmakla" suçlayarak, ABD'nin İran ve Yemen ordusuna karşı başarı kazanmasının yolunun Somaliland'dan geçtiğini iddia ediyor.

Rubin'e göre, Berbera'da kalıcı Amerikan askeri varlığı oluşturulmadığı sürece Washington'un İran ve Yemen ordusuna karşı üstünlük sağlaması mümkün görünmüyor.



Makaleler

Güncel