MAKALELER    Alptekin DURSUNOĞLU
ARAP DÜNYASI | SURİYE | FİLİSTİN | IRAK | İRAN | İSRAİL | LÜBNAN | ASYA | RUSYA | KÜRDİSTAN | ANALİZLER | KİMDİR? | RÖPORTAJ |
06/12/2015 - 17:23 tarihinde eklendi
'IŞİD’in üzmeyeceği müttefiklerle' Musul’u fethe çıkmak
Alptekin DURSUNOĞLU
'IŞİD’in üzmeyeceği müttefiklerle' Musul’u fethe çıkmak
Türkiye’nin Musul’a asker göndermesi, ‘Yeni Irak’ta kurulacak Sünni federal bölgede belirleyici olma hedefine yönelik ise Irak’ta “IŞİD’in üzmek istemeyeceği” müttefiklere sahip olmak Ankara’nın en büyük avantajı sayılabilir.

Türkiye’nin 4 Aralık’ta Musul’un Başika bölgesindeki asker sayısını 80’den 600’e çıkarması, Irak’ta yakın gelecekte yaşanacağı öne sürülen büyük değişime bir ön hazırlık olarak görülebilir.

Irak basınında yer alan haberlere göre 6 ay içerisinde somut adımlarının atılması beklenen ve mimarlığını Amerika’nın yaptığı bu ‘büyük değişim’ Irak’ın sembolik bir federal hükümete bağlı üç yarı bağımsız bölgeye ayrılmasını öngörüyor.[1]

‘Beyaz Saray’ı çok yakından izleyen üst düzey diplomatik kaynaklara’ dayandırılan haberlere göre IŞİD’i Irak’tan çıkarma yönündeki çalışmalarını ciddi şekilde arttıran Amerika, Irak’taki mevcut durumu artık kabul edilemez buluyor.

Washington bu görüşünü de CIA, Dışişleri Bakanlığı ve Kongre Ulusal Güvenlik Komitesi yetkililerinin Londra, Erbil, Bağdat ve Amman’da tüm kesimlerden Iraklı yetkililerle yaptığı görüşmelerde çok açık bir şekilde vurguluyor. Çözümü ise sembolik bir federal hükümete bağlı yarı bağımsız üç bölge (ıklim) kurmak şeklinde sunuyor.

Irak’ı resmen bölmeden fiilen parçalamak

Söz konusu diplomatik kaynakların bildirdiğine göre Amerika, sembolik federal hükümetle Irak’ın toprak bütünlüğünü şeklen korumakla birlikte ülkeyi yabancı yatırımlar ve ekonomik bakımdan yarı bağımsız üç bölgeye ayıran bu formülü konusunda en büyük sorun olarak İran’ı görüyor.

Bu yüzden de İran’ın nüfuz araçları olarak gördüğü eski Başbakan Nuri el-Maliki ile Hadi el-Amiri ve Ebu Mehdi el-Mühendis gibi liderlerin komuta ettiği Gönüllü Halk Güçleri üzerine odaklanıyor.

Habere göre yeni federal hükümeti BM Güvenlik Konseyi kararıyla desteklemeyi taahhüt eden Amerika, bu hükümetin başbakanı sıfatıyla Haydar el-İbadi ile işbirliğini sürdüreceğini belirtiyor.

İran’dan ise tüm düzeylerde Irak’tan 2003 öncesi sınırlarına çekilmesini; yani Tahran-Bağdat ilişkilerini sadece Irak’taki resmi diplomatik temsilcileri aracılığıyla yürütmesini istiyor.

Üç yarı bağımsız bölge planında Kürdistan adını saklı tutmakla birlikte Sünni veya Şii bölge adlarının kullanılmasından sakınılmasını öngören Amerikan formülünde IŞİD gibi sorunların tekrar etmeyeceği varsayılıyor.

Öngördüğü bu ‘Yeni Irak’la ilgili planını müttefiki olan Arap başkentlerine bildiren Amerika, onlara 6 ay içerisinde bir Sünni federal bölge kurulması için adımlar atma sözü veriyor.

‘Yeni Irak’ın kurulması Musul’un ‘kurtarılmasına’ bağlı

Zaten resmi bir istikrar kazanan güneydeki ‘Şii bölgesi’ ile kuzeydeki Kürdistan Bölgesinin yanında bir de ‘Sünni bölgesi’ kurulması için vaatte bulunan Amerika için şu an temel önceliğin Musul’daki IŞİD varlığına son verilmesi olduğu söyleniyor.

Musul’un IŞİD’den temizlenmesi için tüm planın hazır olduğu ve sadece zamanlama ve teknik detaylar üzerinde çalışıldığı belirtiliyor.

YDH’ya konuşan Iraklı bir diplomat ise hem IŞİD’in Baasçı liderleri ile tekfirci liderleri; hem de Nakşibendi Ordusu ile IŞİD arasındaki çatışmaların arttığını, Musul’dan kendilerine ulaşan yeni haberler olarak naklediyor.

ABD’nin ‘Yeni Irak’ planı ile Türkiye’nin Musul’a asker göndermesinin ilgisi

Türkiye’nin Kürdistan Bölgesi’nde 2 buçuk yıldır var olan asker sayısını ağır silahlarla donatılmış bir şekilde 600’e çıkarması[2] ve bunu Musul’a kaydırması[3]  ABD’nin ‘Yeni Irak’ planı ile örtüşen bir gelişme olarak gözüküyor.

Türkiye’nin Musul’a asker göndermeyi, Bağdat yerine dış politikada Bağdat’a bağlı olan Erbil’le koordine etmesi, mevcut yasal statüye değil, Amerika’nın yarı bağımsız bölgeler öngören ‘Yeni Irak’ının ruhuna uyuyor.

“Suriye hükümetinin talebi değil; Musul valiliğinin talebi meşru”

Irak merkezi hükümeti, mevcut yasal statüyü vurgulayarak Türkiye’nin bu adımını ‘Irak’ın egemenliğinin ihlali’ olarak nitelerken Ankara bunu “Musul valiliğinin talebi ve terörle mücadelede Irak’a yardım” gerekçesine dayandırıyor.

Rusya’nın Şam’ın talebine dayanan Suriye’deki askeri varlığını “Suriye, Rusya toprağı değildir” diye eleştiren Başbakan Davutoğlu, Musul’a asker gönderilmesini “Musul Valiliğinin talebi”[4] ile açıklıyor.

Musul’un düştüğü dönemde IŞİD’i ‘Bağdat’ın yanlış politikalarına gösterilen Sünni öfkesinin sonucu’[5] olarak niteleyen Davutoğlu’nun, şimdi Türkiye’nin Musul’daki askeri varlığını ‘terörle mücadele’ çerçevesinde açıklaması kuşkusuz önemli bir gelişme.

Ancak Ankara’nın Musul’a asker göndermesini Irak hükümetinin değil, zaten görevde olmayan ‘Musul Valisi’nin talebine dayandırması, hukuksal meşruiyetten çok Amerika’nın ‘Yeni Irak’ senaryosuna uygun düşüyor.

Amerika’dan ikircikli onay

Amerika’nın “Konuşlandırma koalisyon aktivitesi değil. Ancak Türk askerinin varlığından bilgimiz var”[6] şeklindeki açıklaması ise aslında Ankara için hem bir avantaj hem de bir risk yaratıyor.

Zira Washington, bilgisi olduğunu söyleyip Türkiye’nin Musul’a asker göndermesini onayladığını ima ederek Bağdat’ın itirazlarına karşı Ankara’ya diplomatik destek vermiş olabilir.

Ancak Amerika’nın “koalisyonun aktivitesi değil” şeklindeki ifadesi, Irak’ın resmi veya gayri resmi güçlerinin buradaki Türk askerlerini hedef alacak muhtemel bir saldırısını kendisine yapılmış bir saldırı olarak görmeyeceğinin iması olarak da anlaşılabilir.

Amerika’nın yarı bağımsız üç federal bölgeli Yeni Irak’ının gerçekleşebilmesi, Musul’un IŞİD’den temizlenmesine ve Neyneva, Selahaddin ve el-Enbar’da bir Sünni federal bölge kurulmasına bağlı.

‘Amman toplantısı’ hedeflerinde bir yıllık gecikme

Washington, Ankara ve Erbil, Musul’un Peşmerge ve Sünni aşiretler tarafından kurtarılması gerektiğini vurguluyor. IŞİD’den kurtarılan yerlerin geleceği ile ilgili kararı ‘kurtarıcıların’ vereceğini düşündükleri için de ‘Şii milisler’ diye niteledikleri Gönüllü Halk Güçleri’nin bu operasyona katılmasına karşı çıkıyor.

Musul’un tıpkı Şengal’de olduğu gibi Irak merkezi güçleri dışarıda bırakılarak ABD koalisyonu, Sünni milisler ve Peşmerge tarafından kurtarılması, Erbil’e ‘tartışmalı bölgelerin’ Kürdistan Bölgesine ilhakı, Sünnilere ise federal bölge kurma fırsatı yaratmış olacak.

Yani aslında IŞİD’in kontrol dışına çıkması yüzünden başarısız olduğu söylenen meşhur Amman toplantısında[7] öngörülen hedefler bir buçuk yıllık bir gecikmenin ardından gerçekleşmiş olacak.

Ankara’nın avantajı: ‘IŞİD’in üzmediği müttefikleri’

Türkiye’nin Musul’a asker göndermesi, ‘Yeni Irak’ta kurulacak Sünni federal bölgede belirleyici olma hedefine yönelik ise Irak’ta “IŞİD’in üzmek istemeyeceği”[8] müttefiklere sahip olmak Ankara’nın en büyük avantajı sayılabilir.

Zira IŞİD’in hakimiyetini Irak’ın hakimiyetine tercih eden bu müttefikler, hem Musul’un ‘kurtarılmasında’ hem de kurulacak Sünni federal bölgede Ankara’nın nüfuz araçları olarak değerlendirilebilir.

Türkiye’nin Musul’a asker göndererek Amerika’nın yarı bağımsız üç bölgeli Yeni Irak’ında rol kapma girişiminin her şeyi veya herkesi satın alma imkanından dolayı Suudi Arabistan ve Katar gibi Sünni müttefiklerinden destek bulması da son derece muhtemel.

Amerika’nın ‘Yeni Irak’ planını ve bu planda rol kapmak için Musul’a gönderilen Türk askerlerinin önündeki kısa vadeli en önemli risk ise İran’ın Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması yönündeki ısrarı ve Gönüllü Halk Güçleri üzerindeki nüfuzu.

Özetle Ankara, Kürt ve Sünni bölgeler üzerinden Irak’ta nüfuz kurma avantajına da Musul’daki askerlerini kaybetme riskine de eşit mesafede.

 



[1] Skypress. 1 Aralık 2015. تسريبات امريكية خاصة تكشف من سيحكم العراق بعد طرد داعش http://skypressiq.net/9678--.html

[3] BBC Türkçe. 5 Aralık 2015. Irak: Türk askerleri Başika'dan hemen çekilmeli http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/12/151205_irak_musul_turkiye

[4] Milliyet. 5 Aralık 2015. Davutoğlu'ndan Musul açıklaması http://www.milliyet.com.tr/davutoglu-ndan-musul-aciklamasi/siyaset/detay/2158932/default.htm

[5] Cumhuriyet. 8 Ağustos 2014 Davutoğlu'ndan cani IŞİD'i meşrulaştıran sözler http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/103123/Davutoglu_ndan_cani_ISiD_i_mesrulastiran_sozler.html

[6] Sabah. 4 Aralık 2015. Türk askeri Musul'da http://www.sabah.com.tr/gundem/2015/12/04/turk-askeri-musulda

[7] YDH. 23 Eylül 2014. Kürdistan Bölgesi basınından korkunç iddia http://www.ydh.com.tr/HD13253_kurdistan-bolgesi-basinindan-korkunc-iddia.html

[8] Sabah. 23 Eylül 2014. "Türkiye gibi bir ülkeye sorulmaz" http://www.sabah.com.tr/gundem/2014/09/23/turkiye-gibi-bir-ulkeye-sorulmaz-1411424524

Paylaşım
Facebook da Paylaş
Yorum Yaz Yorum
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış
Diğer İlgili Başlıklar
[ Tümü ]
İdlib için ‘yeni bir sayfa’ mümkün 11/07/2019 - 03:21 tarihinde eklendi
İsrail, Trump yönetiminden ne kadar korksa yeridir! 22/05/2019 - 03:10 tarihinde eklendi
Tahran ve Şam’dan Amerika’ya uyarı, Rusya’ya ayar 02/03/2019 - 01:40 tarihinde eklendi
Adana mutabakatı, Türkiye’nin 'berat belgesi' 29/01/2019 - 09:22 tarihinde eklendi
Sahi kim Kürt düşmanı? 26/12/2018 - 15:41 tarihinde eklendi
Suudi makamında Yemen ağıtları 17/12/2018 - 03:36 tarihinde eklendi
Yemen savaşı biter mi? 25/11/2018 - 21:26 tarihinde eklendi
‘Şii İran Hilali’ne karşı ‘Sünni Siyon Yıldızı’ 04/11/2018 - 14:06 tarihinde eklendi
Bir acayip zirve 29/10/2018 - 16:26 tarihinde eklendi
Netanyahu’yu kim işletti? 30/09/2018 - 01:47 tarihinde eklendi
Soçi anlaşması, Fırat’ın doğusu ve Türkiye’nin İdlib rolü 23/09/2018 - 01:25 tarihinde eklendi
Suriye’ye müdahale ihtirasının acı meyvesi İdlib 15/09/2018 - 15:42 tarihinde eklendi
İran Rusya ortaklığında neler oluyor? 02/06/2018 - 03:54 tarihinde eklendi
Sadr’ın ‘zaferi’ Irak’ın belirsizliği 20/05/2018 - 02:23 tarihinde eklendi
Mağluplar cephesinin savaş tehdidi 03/05/2018 - 03:26 tarihinde eklendi
‘Doğu Guta’dan ‘Doğu Fırat’a Suriye’nin toprak bütünlüğü 26/02/2018 - 14:02 tarihinde eklendi
İsrail’in ‘panik atak’ sorunu 12/02/2018 - 03:44 tarihinde eklendi
Meğer İran halkı ne istiyormuş? 04/02/2018 - 20:45 tarihinde eklendi
Amerika’nın yeni Suriye stratejisi ve Türkiye'nin safı 21/01/2018 - 17:13 tarihinde eklendi
İran’a dair iki tasvir 01/01/2018 - 09:04 tarihinde eklendi
Güncel
23:53 (14.04.2019)
İsrail Kanal-12 TV: Birleşik Arap Emirlikleri uçakları ve subayları ile İsrail hava kuvvetleri Yunanistan'da ortak askeri tatbikat yaptı.
23:36 (25.03.2019)
İsrail kabinesi, ateşkesi reddetti, Gazze'ye yönelik saldırıların sürdüğünü açıkladı.
22:44 (25.03.2019)
SANA: Terörist gruplar, Halep'in el-Cedide mahallesine roket saldırısı yaptı.
22:22 (25.03.2019)
El Kuds: İşgalci rejim uçakları Cibaliya'nın doğusunu vurdu.
22:11 (25.03.2019)
El Hades: Halk Cephesi: İsrail bombardımanı, ateşkes ilan edildikten sonra durdu.
22:06 (25.03.2019)
El Cezire: İsrail Han Yunus'un batısındaki balıkçı limanına hava saldırısı yaptı.
21:50 (25.03.2019)
Direniş Grupları Ortak Operasyon Odası: Mısır'ın çabaları ile ateşkes anlaşması gece saat 10'da başlayor.
21:42 (25.03.2019)
El Cezire: Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrail'in Gazze'nin kuzeyini hedef alan saldırısında 3 Filistinli yaralandı.
Haftanın Yorumu
Alptekin DURSUNOĞLU
İdlib için ‘yeni bir sayfa’ mümkün
Siyasi Analizler
En Çok
Okunan Yorumlanan Paylaşılan
Hava Durumu
İstanbul Ankara İzmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR
Piyasa Verileri
Anket
Türkiye'nin Irak politikasının hedefi ne olmalıdır?
Üç ayrı devlete bölünmesini desteklemek.
Ulusal birliğini ve toprak bütünlüğünü korumak.
Yeni federal bölgelerin kurulmasını sağlamak.
Mevcut durumun devamını desteklemek.
Yakın Doğu Haber ® 2006 - 2012
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir  RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım