BAE’li milyarder iş insanı Halef el-Habtur, Körfez’de artan savaş gerilimi ve ABD politikalarına yönelik tartışmaların gölgesinde yaptığı açıklamada “dost yok, sadece çıkar var” ifadelerini kullandı.
YDH- The Washington Post gazetesinin haberine göre, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli milyarder iş insanı Halef el-Habtur’un ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik sert eleştirileri ve ardından gelen geri adımı, Körfez’deki savaş atmosferiyle birlikte dikkat çekti.
Dubai’de, sahibi olduğu el-Habtur City’deki bir kafede konuşan 77 yaşındaki el-Habtur’un, çalışanlarının kendisine “çok konuştuğunu” söylediği, yanında bulunan kişisel asistanının da buna “yarı gülümseyen, yarı çekimser” bir ifadeyle karşılık verdiği aktarıldı.
Trump’a sert çıkış: “Bizi savaşa kim sürüklüyor?”
Haberde, el-Habtur’un bir hafta önce sosyal medya platformu X’te yayımladığı ve Trump’ı sert şekilde eleştirdiği mektubun büyük yankı uyandırdığı belirtildi.
Söz konusu paylaşımda el-Habtur, “Bizi İran’la savaşa sürükleme yetkisini kim verdi? Bu tehlikeli kararı neye dayanarak aldınız?” ifadelerini kullandı. Ayrıca, “Tetiği çekmeden önce bunun sonuçlarını hesapladınız mı? Bu tırmanmanın ilk bedelini bölge ülkelerinin ödeyeceğini düşündünüz mü?” sorularını yöneltti.
Habere göre, bu paylaşım milyonlarca görüntülenme ve binlerce paylaşım alırken, CNN gibi medya kuruluşlarında da yer buldu. Andreas Krieg ise bu paylaşım için “Körfez’de herkesin sessizce sorduğu soru bu” değerlendirmesinde bulundu.
Körfez’de savaş baskısı ve çelişkili tutum
Haberde, Körfez ülkelerinin uzun süredir “refah ve istikrar imajı” oluşturduğu, ancak mevcut savaşla birlikte “istemedikleri” bir çatışmanın içine sürüklendikleri ifade edildi. Bu ülkelerin “bir yandan İran’dan gelen saldırıları püskürtmeye çalıştıkları, diğer yandan ise ABD ve İsrail’le fazla yakın görünmekten kaçındıkları” belirtildi.
“Kamuoyuna açık açıklamalarda” İran’ın suçlandığı, ancak özel görüşmelerde “Washington’un kaosu tetiklediğine” yönelik eleştirilerin dile getirildiği kaydedildi. Buna rağmen ABD’nin sunduğu güvenlik imkanlarının “alternatifsiz” görüldüğü aktarıldı.
Haberde, savaşın başlamasından bu yana İran’ın misilleme saldırılarının Körfez ülkelerini hedef aldığı ve özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’nin yoğun saldırılarla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Dubai’de lüks oteller, uluslararası havalimanı ve enerji altyapısının hedef alındığı ifade edildi.
Paylaşım silindi, ton yumuşadı
Habere göre, el-Habtur’un paylaşımı 5 Mart’ta yayımlandıktan kısa süre sonra “silindi.” Kendisine bu durum sorulduğunda el-Habtur’un konuyu değiştirmeye çalıştığı, Dubai’nin “dünyanın mücevheri” olduğunu ve geçmiş krizleri atlattığını söylediği aktarıldı.
Ayrıca, ülkenin “dünyanın en güvenli yerlerinden biri” olduğunu vurguladığı belirtildi.
Trump’a yönelik eleştirileri hakkında ise el-Habtur, “Trump’ı suçluyorum ama İran’ı daha fazla suçluyorum” dedi. ABD’nin ise “İsrail’in yönlendirmesiyle” hareket ettiğini ifade etti ancak sorumluluğun tamamını Washington’a yüklemedi.
Haberde, el-Habtur’un paylaşımında bu savaşın “sadece Körfez ülkelerine değil, Amerikan halkına da ihanet gibi hissettirdiğini” yazdığı belirtildi. Ayrıca, Trump’ın seçim döneminde verdiği “savaşlara girmeme” sözünü tutmadığını dile getirdiği aktarıldı.
El-Habtur’un, kararın Trump tarafından tek başına mı alındığını yoksa Benyamin Netanyahu hükümetinin baskısıyla mı şekillendiğini sorguladığı da haberde yer aldı.
Habere göre, el-Habtur, paylaşım sonrası aldığı tepkilerin “çoğunun” olumlu olduğunu, ancak bazı yakın çevresinden kişilerin bunun “doğru zaman olmadığını” söylediğini belirtti.
Arkadaşlarından Abdulhalik Abdulla’nın, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ABD yapımı Patriot hava savunma sistemlerine bağımlılığına dikkat çekerek, “Eğer Patriot sistemleri olmasaydı ne yapardık?” dediği aktarıldı.
Haberde, Trump ile Körfez liderleri, özellikle Muhammed bin Zayed el-Nahyan arasındaki ilişkilerin genel olarak “sıcak” olduğu ifade edildi. Savaşın başlamasından bu yana tarafların “iki kez” görüştüğü belirtildi.
Ayrıca, BAE yönetiminin savaş dönemindeki “imajını sıkı şekilde kontrol ettiği”, İran saldırılarının ardından “etki alanlarının fotoğraflanmasının yasaklandığı ve bu kuralları ihlal eden kişilere işlem yapıldığı” kaydedildi.
Haberde, el-Habtur’un geçmişte Trump’ı desteklediği de hatırlatıldı. 2015 yılında Trump’ı “gerçek bir vatansever” olarak nitelendirdiği, ancak Trump’ın Müslümanlara yönelik seyahat yasağı önerisinin ardından bu görüşünü değiştirdiği belirtildi. O dönemde “Müslümanlara saldırdığında hata yaptığımı kabul ettim.” dediği aktarıldı.
Savaş ortamına ilişkin olarak haberde, sirenlerin sık sık çaldığı ve füzelerin çoğunun engellense de bazılarının hedeflere ulaştığı ifade edildi.
Haberde ayrıca, el-Habtur’un geçmişte ABD ile ilişkilerine de değinildi. “Körfez Savaşı sırasında Amerikan askerlerini otellerinde ağırladığı ve ABD’li yetkililerle yakın çalıştığı” ifade edildi.
“ABD’yi sevdiğini ve birçok Amerikalı dostu olduğunu” söyleyen el-Habtur’un, eski ABD Başkanı Jimmy Carter ile de ilişkisi olduğu, onu Dubai’de ağırladığı ve Georgia’daki çiftliğinde ziyaret ettiği belirtildi.
El-Habtur’un, paylaşımının Trump’a ulaşmasını umduğunu belirterek, bunu “bir saldırı değil açıklama” olarak gördüğünü söyledi. Ancak ABD ve BAE’den bazı “arkadaşlarının” talebi üzerine paylaşımı sildiğini ifade etti. Bu kişilerin “Amerikalıları kızdırmanın doğru zaman olmadığını” söylediği aktarıldı.
Haberde, el-Habtur’un bu kararla ilgili olarak “Hayatım boyunca kimseyi kırmak istemem” dediği ve paylaşımın zaten ABD’li yetkililer tarafından görüldüğünü düşündüğünü ifade ettiği belirtildi.
“Dost yok, çıkar var”
Geleceğe ilişkin değerlendirmesinde ise el-Habtur, “Artık kendimize güvenmeliyiz… Dost yoktur, sadece çıkar vardır” dedi.
Haberde, iftar hazırlığı sırasında Trump’ın Truth Social platformunda yaptığı bir paylaşımı okuduğu ve Trump’ın “İran’ın askeri kapasitesinin %100 yok edildiği” yönündeki açıklamasına tepki olarak “Amerikalıların dediği gibi: ‘Söz ucuzdur’” ifadesini kullandığı aktarıldı.