HABERLER    SURİYE
ARAP DÜNYASI | SURİYE | FİLİSTİN | IRAK | İRAN | İSRAİL | LÜBNAN | ASYA | RUSYA | KÜRDİSTAN | ANALİZLER | KİMDİR? | RÖPORTAJ | GİZLİLİK POLİTİKASI |
25-04-2013 tarihinde, 14:32 saatinde eklendi
Diyanet’ten “Suriye’de cihat” konusunda fetva
Diyanet’ten “Suriye’de cihat” konusunda fetva
YDH- Diyanet İşleri Başkanlığı “Suriye yönetimine karşı savaşmak cihat mıdır? Başka bir ülkeden cihat niyetiyle Suriye’ye gidip savaşırken ölen bir kişi ile ilgili hüküm nedir?” şeklindeki soruya cevap verdi.

 

YDH-Diyanet İşleri Başkanlığı “Suriye yönetimine karşı savaşmak cihat mıdır? Başka bir ülkeden cihat niyetiyle Suriye’ye gidip savaşırken ölen bir kişi ile ilgili hüküm nedir?” şeklindeki soruya cevap verdi.

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkenin Suriye konusundaki politik tutumundan ve bu ülkelerdeki medyanın yayınlarından etkilenerek “Allah yolunca cihat” için Suriye yönetimiyle savaşmaya gidenlerin bulunduğu biliniyor.

Şimdiye kadar yaklaşık 10 Türk vatandaşının da “cihat” amacıyla gittiği Suriye’de hayatını kaybettiğine dair basında yer alan haberleri dikkate alarak Türkiye’deki tek resmi dini otorite olarak kabul edilen Diyanet İşleri Kurumuna Suriye yönetimine karşı savaşmanın cihat olup olmadığına ve “cihat” amacıyla bu ülkeye gidip hayatını kaybeden birinin şehit hükmünde olup olmayacağına ilişkin fetva sorduk.

Diyanet'in Farklı şekillerde yorumlanmaya müsait ifade ve örneklerle dolu uzun bir açıklamanın ardından “sorduğunuz soruyu, bu açıklama çerçevesinde değerlendirmenizi tavsiye ederiz” diyerek fetvayı, fetva soran kişiye verdirmeye çalışan açıklamasını hiçbir yorum yapmadan yayımlıyoruz.

Soru: “Suriye yönetimine karşı savaşmak cihat mıdır? Başka bir ülkeden cihat niyetiyle Suriye’ye gidip savaşırken ölen bir kişi ile ilgili hüküm nedir?”

Cevap:

Öncelikle size İslam'da cihat ve savaş hakkında aşağıdaki açıklamayı okumanızı tavsiye ederiz: Sözlükte çalışmak, uğraşmak, güç ve gayret sarf etmek, bir işi başarmak için elden gelen bütün imkanları kullanmak anlamlarına gelen cihat, bir kavram olarak, dini emirleri öğrenip ona göre yaşamak ve başkalarına öğretmek, iyiliği emredip kötülükten sakındırmaya ve İslam’ı tebliğe çalışmak, nefse ve dış düşmanlara karşı mücadele vermek anlamına gelmektedir.

Konu ile ilgili ayet ve hadislere bakıldığında, cihadın sadece savaşı ifade etmeyip, hayatın her safhasında iyilik için gayret etme, çalışma ve kötülüklerle mücadeleyi kapsadığı görülür.

Hz. Peygamber, “(Gerçek) mücahid nefsiyle savaşandır” buyurmuşlardır. Buna göre cihat; hayatın gayesi olarak Allah’a kulluk etmek, bu uğurda nefsin meşru olmayan arzularına karşı koymak ve şeytanla mücadele etmek, Allah ve Rasulü’nün koyduğu evrensel ölçülerin fert hayatında uygulanmasına, toplum hayatında da yaygınlaşmasına çalışmak, İslam’ı tebliğ etmek, ülke ve Müslümanları her türlü tehlike ve haksız saldırılara karşı savunmayı içeren kapsamlı bir kavram olup; kalp, dil, el ve beşeri aksiyonun ortaya konulduğu her türlü alet ve araçla yapılabilen eylem, davranış biçimidir.

Savaş ise, ancak zaruret halinde başvurulabilecek bir çözüm yoludur. Harbin sebepleri; Meşru müdafaa, azınlık durumundaki Müslümanlara zulmedilmesi, onların haklarının çiğnenmesi ve daha önce yapılan sulhun düşman tarafından bozulması şeklinde belirlenmiştir.

Nitekim Kur’an-ı Kerim’de “Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın. Sakın aşırı gitmeyin, çünkü Allah aşırıları sevmez.” ; “Size ne oluyor da, Allah yolunda ve ‘Ey Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan şu memleketten çıkar, tarafından bize bir dost ver, katından bize bir yardımcı gönder’ diye yalvaran erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?” “Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki vazgeçerler.” buyurulmaktadır.

Savaş, tebliğ aracı değildir. Kur’an’da, dinde zorlamanın olmayacağı, dileyenin iman edip, dileyenin ise İslam’ı kabul etmeyeceği genel ilke olarak belirtilmektedir. Hz. Peygamber de, insanları İslam’a zorlamak şöyle dursun, kendileri Müslüman olup da başka dinlerde kalan çocuklarını İslam’a girmeye zorlayan sahabiyi dahi ikaz etmiştir.

Yine Hz. Peygamber Necranlı Hıristiyanlarla yaptığı anlaşma gereği, onların dini sembollerini serbestçe sergilemelerine izin vermiş; diğer din mensuplarının Müslümanların mescidinde ibadetlerine müsaade etmiştir. Tarihimiz de bunun örnekleri ile doludur. Kendi toplumunda veya bulunduğu yerde inancı nedeniyle baskı gören Yahudi ve Hıristiyanlar, ecdadımızdan yardım istemişler ve onlara sığınmışlardır.

“… Fitne kalmayıncaya ve din yalnızca Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın.” mealindeki ayetle, baskı, anarşi, terör, toplum düzenini bozma gibi anlamlara gelen “fitne”yle mücadele edilmesi, toplumsal bir görev haline getirilmiştir. Ayetin devamında yer alan, “... vaz geçerlerse artık zulmedenlerden başkasına hiçbir düşmanlık yoktur.” ifadesi de, buradaki savaş emrinin anarşi, baskı ve zulümle mücadele bağlamında verildiğini açıkça göstermektedir.

Günümüz medeni toplumlarında da, inanca ve düşünceye karşı yapılan haksız baskı ve zulüm hoş görülmemiş; bu tür eylemler uluslar arası hukukun öngördüğü müeyyidelerle karşılanmıştır. Tebliğ, zor kullanma üzerine değil, güzellikle ikna temeline oturtulmuştur.

Kur’an-ı Kerim’de, “Ey Muhammed! Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle çağır, onlarla en güzel şekilde mücadele et...” buyurulmaktadır . Tebliğ metodunda zor kullanma ve tehdit değil, temenni ve öğüt verme hakim olmuştur.

Öyle ki, tarihe zulüm ve küfür timsali olarak damgasını vuran azılı din düşmanlarının bile, Allah’ın yoluna yumuşak ifadelerle davet edilmesi öğütlenmiştir. Çünkü iman ve Allah’a kulluk, kişinin hür iradesine bağlı bir seçimdir.

Bu nedenle herkes dilediği dini seçme, inanma ya da inanmama özgürlüğüne sahiptir. Din seçme konusunda böylesine bir serbesti getirmiş olan İslam’da, zorla, savaşla, insanlara İslam’ı kabul ettirmenin hedeflendiğini söylemek insafsızlık olur. Terör, İslam'da kesin olarak yasaklanmıştır. Temeli barış, uzlaşma, hoş görüye dayanan ve ismini de bu anlamlara gelen “İslam” kelimesinden alan yüce dinimiz, insanlar arasındaki ilişkileri sevgi, merhamet ve kardeşlik üzerine bina etmiş, sadece insanlara değil, yeryüzündeki bütün canlılara şefkatle yaklaşmamızı emretmiş; zulmü, azgınlık ve fenalığı yasaklamıştır.

Özellikle masum insanlara, yaşlılara, kadınlara, çocuklara; suçlu suçsuz ayırımı yapmadan cana, haklı haksız farkı gözetmeden mala yönelik terör ve tedhişi bir insanlık suçu kabul ederek, nereden ve kimden gelirse gelsin, adı ne olursa olsun şiddetle men etmiştir.

Hz. Peygamber, savaş ortamında bile Müslümanlarla savaşmayan gayri Müslim kadınların, çocukların, yaşlıların, ibadetleriyle meşgul din adamlarının öldürülmesini, hatta ibadethanelerinin yıkılmasını, ağaçların kesilmesini, hayvanların öldürülmesini yasaklamıştır.

Rasulullah, katıldığı gazvelerden birinde öldürülmüş bir kadın görmüş ve bunun üzerine kadınları ve çocukları öldürmeyi yasaklamıştır . Masum kimselerin kanını akıtan, korku ve dehşet salarak toplum düzenini bozan ve bir insanlık suçu olan terör ve tedhişin; İslam ve cihat kavramı ile hiçbir ilişkisi yoktur. Tam aksine cihat, terörle mücadeleyi de içine alan bir kavramdır. Mailinizde sorduğunuz soruyu, bu açıklama çerçevesinde değerlendirmenizi tavsiye ederiz.

Paylaşım
Facebook da Paylaş
Yorum Yaz Yorum
Yorumlar
aa tarafından 25-04-2013 16:58:20 Tarihinde yazıldı.
xx
Yakın Doğu Haber soruyor Diyanet İşleri Başkanlığı “Suriye yönetimine karşı savaşmak cihat mıdır? CEVAP VEREMIYOR NERDEYSE TERÖRISTLERI HAKLI CIKARACAK 50 BIN LIRAYA KAFA KESENLER KADINLARA COCUKLARA TECAVÜZ EDEN NASIL MÜSLÜMAN OLUR HALKIN MALARINI CALIP BÖLÜSEMIYORLAR BIRBIRINI BOGAZLIYORLAR ONLAR ORYA HIRSIZLIGA GITMISLER EGER CIHAT VARSA ONUN ISMI YAHUDI CIHADI NATO CIHADI BOP CIHADI BASKA HICBIRSEY OLAMAZ NE PEYGAMBERLE NE DINLE NEDE MÜSLÜMANLIKLA ALAKALARI VAR BEN BÖYLE MÜSLÜMANLIGI KABUL ETMIYORUM YAHUDI ADINA CIHAD NATO ADINA CIHAD BOP ADINA CIHAD
aa tarafından 25-04-2013 17:03:49 Tarihinde yazıldı.
xx
EN NET CAVAP bunu bir gercek müslüman yaparmi Suriye TV: Teröristler, Halep'teki Emevi camiinin minaresini havaya uçurdu.
Mustafa Köksal tarafından 26-04-2013 09:45:56 Tarihinde yazıldı.
şinni cihadist
''açıklamasını hiçbir yorum yapmadan yayımlıyoruz.'' kısmı dikkatimi çekti :) yorum dediğiniz normal haberlere olan ekleme çıkarma kesme bölme hastalığı herhalde... yazının sonunda dedim içimden bizim şinniler diyaneti ikna etmiştir esadın yanında cihad çağrısı yapmaya . ama olmamış bir daha kine artık.
DEVRİM tarafından 26-04-2013 12:42:15 Tarihinde yazıldı.
cihad sahtekarlığı
BEYAZA BEYAZ SIYAHA SIYAH DIYEMEYEN BIR DIYANET İŞLERIYLE KARŞI KARŞIYAYIZ BU SAATTEN SONRA SIZE BILE GUVENIMIZ KALMADI BELKI SIZDE O FETVALARI ALTTAN VERIYORSUNUZDUR.SURIYEDE YAŞANAN OLAYLAR BILINDIK.LUBNANDA MISIRDA HALK DEVLETE KARŞI SAVASTI VE ULKE YERLEBIR OLDU AMA SURIYEDE DURUM FARKLI HALK DEVLETE KARSI DEGIL BESARIN DUŞMEMESININ TEK NEDENI BUDUR.CIHADÇILARA GELINCE SATIN ALINMIŞLARDAN CIHATCI OLMAZ ANCAK SEREFSIZ OLUR BUNLARIDA DESTEKLEYENLER MALESEF BIZIM ULKEMIZDE YAŞAMAKTADIR.
ZAHİD tarafından 30-04-2013 08:38:56 Tarihinde yazıldı.
allahtan korkun
Allahtan korkun ve iftira atmayın. esedin ve babasının zulmünü bilmeyen yoktur. ufak benfaatleriniz için geleceğinizi ve ahiretinizi yakmayın. kerbelayı hatırlayın ibret alın. zul edenle bir olmayın. Rabbim kardeş kanı dökmeye fırsat vermesin..
Din'i dar değil dindar tarafından 03-07-2013 15:25:04 Tarihinde yazıldı.
Suriye ile Savaşma ne demek Ne oldu düşüncelerinize...?
“… Fitne kalmayıncaya ve din yalnızca Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın.” mealindeki ayetle, baskı, anarşi, terör, toplum düzenini bozma gibi anlamlara gelen “fitne”yle mücadele edilmesi, toplumsal bir görev haline getirilmiştir. Ayetin devamında yer alan, “... vaz geçerlerse artık zulmedenlerden başkasına hiçbir düşmanlık yoktur.” ifadesi de, buradaki savaş emrinin anarşi, baskı ve zulümle mücadele bağlamında verildiğini açıkça göstermektedir. SURİYE İÇİN SÖYLENEN BU AYETLERİ ŞİMDİ ARTIK BAŞBAKAN Recep Erdoğan İÇİN DE SÖYLENMESİ GEREKMEZMİ..
ömer tarafından 23-08-2013 19:20:38 Tarihinde yazıldı.
Yuhh artık
gak, guk, gak..arkadaş bu ne çaresizlik bu ne korkalık..diyanete bak soruya cevap vermemek için nereleri dolaşmış gelmiş..Allah için konuşan, yazan nerede?
cihan kösem tarafından 02-04-2015 16:27:14 Tarihinde yazıldı.
Nasılda kötü hüküm veriyorsunuz...ruveybida yöneticilerin davulunu çalan sizlerede veyl olsun
Müslümanların hiçmi hakkı yok suriyede yüzbinlerce müslüman katledildi burada orada yaşanan vahşeti anlatmıyacağım elbet, bunu siz daha iyi biliyorsunuz Ancak siz ne yapıyorsunuz yöneticilerin maslahatı dışına çıkmayan hutbeler açıklamalar.ajan yöneticilerin davulunu çalan ve onların ümmete karşı işledikleri cürümleri iyimserlik olarak gören âlimler!Allah'tan korkun. suriye devrimi sırf islamı şiar ve söylemlerle mescit ve camilerden çıkarak başladı..şam ehli bir çok hadiste övülmüştür ve darul islamın başkenti olarak vasıflandırılmıştır ve öylede olacak..hani din hususunda bizden yardım istiyenlere yardım etmek farzdı..ya hakkı konuşun yada susun bu sizin için daha hayırlıdır.
ibrahim tarafından 03-04-2015 16:50:58 Tarihinde yazıldı.
yorum
ben bişey anlamadım cevaptan aynı hakkı söylemeye dili varmayan dilsiz şeytanın cevabı gibi olmuş sizden ümmete bi hayır yok islamlada bi işiniz yok. soruyu soran çanakkale boğazı demiş ihanet işleri de yandı .... azı demiş
Diğer İlgili Başlıklar
Halep’te otobüse roket saldırısı 13-05-2022 tarihinde eklendi
Haseke’de bombalı saldırı, ABD askerleri yaralandı 27-04-2022 tarihinde eklendi
ABD, Suriyeli Kürtleri birleştirmeye çalışıyor 18-04-2022 tarihinde eklendi
Emirlikler’den İsrail ve Mısır’a Suriye açıklaması 24-03-2022 tarihinde eklendi
Katar rejiminden Suriye itirafları 24-03-2022 tarihinde eklendi
Şam: Batı, orman kanunu dayatıyor 18-03-2022 tarihinde eklendi
ABD’den Erbil saldırısı sonrasında yeni tedbirler 17-03-2022 tarihinde eklendi
SDG, Şam’la görüşme için Moskova’ya heyet gönderiyor 25-02-2022 tarihinde eklendi
BM: Suriye’de 14.6 milyon insan insani yardıma muhtaç 24-02-2022 tarihinde eklendi
İsrailli askeri yetkililerden Suriye itirafı 23-02-2022 tarihinde eklendi
Güncel
12:18 (01.03.2022)
El Meyadin: Ukraynalı bir yetkili, Belarus güçlerinin sınır kenti Çernigiv'e girdiğini bildirdi.
14:26 (24.02.2022)
El Cezire: Ukrayna'ya ait bir askeri uçak düştü, 5 kişi öldü.
14:22 (24.02.2022)
El Arabiya: Rusya hava araçları Kiev'e 20 kilometre mesafedeki Hostomel kentine saldırıyor.
14:11 (24.02.2022)
El Cezire: Ukrayna cumhurbaşkanının danışmanı, Kiev yakınındaki askeri havaalanı çevresinde şiddetli çatışmalar yaşandığını bildirdi.
14:01 (24.02.2022)
Unews: Rusya savaş uçakları, Ukrayna'nın başkenti Kiev'in üstünde uçuyor.
13:05 (01.02.2022)
Irak'ın Nasıriye kentinde Amerikan askeri lojistik konvoyuna saldırı.
23:07 (14.09.2021)
Amerikan F15E savaş uçakları Irak Suriye sınır şeridine saldırdı. Saldırıda Halk Seferberlik Güçlerine ait iki araç vuruldu; ama can kaybı yaşanmadı.
14:09 (04.09.2021)
Pakistan İstihbarat Servisi Başkanı general Faiz Hamid, Taliban'ın davetiyle Kabil'e gitti.
Haftanın Yorumu
Alptekin DURSUNOĞLU
Erbil’den mesaj: “Şehit Süleymani, General Süleymani’den” daha tehlikeli
Siyasi Analizler
En Çok
Okunan Yorumlanan Paylaşılan
Hava Durumu
İstanbul Ankara İzmir
ISTANBUL ANKARA IZMIR
Yakın Doğu Haber ® 2006 - 2012
Sitede bulunun içerikler ve analizler kaynak gösterilerek alıntılanabilir  RSS Tasarım & Yazılım : Network Yazılım